<?xml version="1.0" encoding="iso-8859-9"?>
<rss version="2.0" xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/">
	<channel>
		<title><![CDATA[Bilgi Paylaşıldıkça Çoğalır!.....Pekiyi Forum - Eğitim Haberleri]]></title>
		<link>http://www.pekiyiforum.com/</link>
		<description><![CDATA[Bilgi Paylaşıldıkça Çoğalır!.....Pekiyi Forum - http://www.pekiyiforum.com]]></description>
		<pubDate>Fri, 10 Sep 2010 17:40:37 +0200</pubDate>
		<generator>MyBB</generator>
		<item>
			<title><![CDATA[Tut Güneşi Yakasından]]></title>
			<link>http://www.pekiyiforum.com/showthread.php?tid=2680</link>
			<pubDate>Sun, 08 Nov 2009 22:49:32 +0100</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">http://www.pekiyiforum.com/showthread.php?tid=2680</guid>
			<description><![CDATA[Tut Güneşi Yakasından!<br />
Merhaba Yardım Dostları …<br />
Merhaba yüreklerindeki sese kulak verenler.. Gönülden gönüle selamlıyoruz sizleri.. <br />
Bizi tanıyor musunuz?<br />
Bizler tıpkı sizler gibi yüreklerindeki sese kulak verip, birçok yüreği de bir araya getirmek için yola çıkan seferileriz.Yolculuğumuzun ilelebet sürmesini dileyerek bindik gönül arabamıza. Yolumuz uzundu fakat her güzergahımızda bizleri mutlulukla karşılayacak olan yüreklerin var olduğunu bilmek tüm yorgunluğumuzu alıyor ve o heyecanla ilerliyorduk.<br />
Geçtiğimiz her diyarda farklı bir mevsim vardı. Yağmur yağardı:”Haydi canlar ıslanın!” ıslanın ki hazanın da heybemizde olduğunu görsünler. Rengarenk çiçeklere sarılan ovalardan geçerdik. “Haydi canlar, doldurun heybenizi!” Çiçekleri saldığımızda kucaklarına, aynaya bakmalarına gerek kalmayacak. Çünkü her biri başka bir çiçek olan yüreklere gidiyorduk biz. Aslında biz, bir zamanlar başımızı dayadığımız tahta sıralardaki çocukluğumuza, o çocuklukta var olan baki umuda koşuyorduk. <br />
Bizler bir zamanlar yamaçlarında yarınlara gülümseyen minik köy çocuklarıydık. Büyüyecektik, adam olacaktık. Vatanımıza milletimize faydalı birey olarak düşüncelerimizle, yeteneklerimizle, sesimizle, sanatımızla, ilmimizle, bilgimizle nice toplumlarla yarışacaktıkBiz, o okul yollarında dört mevsimi sırtımızda taşıdık.<br />
 Şimdi canlar, seferiyiz o çocukluğa. O köylerdeki çocuklara, umman sevgiye, gönüllere seferiyiz. Arabamız o kadar geniş ve büyük ki.. Her gelen için bir yer daha açılıyor. Böylelikle başı ucu görünmeyen ama daima yolculuğuna devam eden bir arabaya sahibiz. Tıpkı o çocukların dört mevsimi sırtlarında taşıması gibi nice mevsimlere fedaiyiz.<br />
Her şeyin bir başı ve sonu olan dünyada, başucumuzdan ayrılmayacak olan güneşimizle aydın yolumuz. Bu sefer batmasın doğmuşken gönül tepemizin ardından diye takipteyiz güneşi canlar!Biz seferiler, ibriğimizde dolup taşan coşkunun adını koyamadık. Siz koyar mısınız? Arabamızda alabildiğine yer var, heybenizi sırtlayıp gelir misiniz? Bir el de siz uzatır mısınız çocukluğunuzda beslediğiniz umutlara. Bir de siz tutar mısınız güneşi yakasından...<br />
Haydi canlar! Sonunu düşünmeden çıktığımız yolculuğu asla bitiremeyiz. Bu yola bir inançla çıktık. Dağılmasın önümüzdeki aydınlık diye tuttuk güneşi yakasından!<br />
Tutun Güneşi Yakasından!<br />
YARDIM DOSTLARI  / http://www.yardimdostlari.com / umitmert@yardimdostlari.com / 0554 810 03 53]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[Tut Güneşi Yakasından!<br />
Merhaba Yardım Dostları …<br />
Merhaba yüreklerindeki sese kulak verenler.. Gönülden gönüle selamlıyoruz sizleri.. <br />
Bizi tanıyor musunuz?<br />
Bizler tıpkı sizler gibi yüreklerindeki sese kulak verip, birçok yüreği de bir araya getirmek için yola çıkan seferileriz.Yolculuğumuzun ilelebet sürmesini dileyerek bindik gönül arabamıza. Yolumuz uzundu fakat her güzergahımızda bizleri mutlulukla karşılayacak olan yüreklerin var olduğunu bilmek tüm yorgunluğumuzu alıyor ve o heyecanla ilerliyorduk.<br />
Geçtiğimiz her diyarda farklı bir mevsim vardı. Yağmur yağardı:”Haydi canlar ıslanın!” ıslanın ki hazanın da heybemizde olduğunu görsünler. Rengarenk çiçeklere sarılan ovalardan geçerdik. “Haydi canlar, doldurun heybenizi!” Çiçekleri saldığımızda kucaklarına, aynaya bakmalarına gerek kalmayacak. Çünkü her biri başka bir çiçek olan yüreklere gidiyorduk biz. Aslında biz, bir zamanlar başımızı dayadığımız tahta sıralardaki çocukluğumuza, o çocuklukta var olan baki umuda koşuyorduk. <br />
Bizler bir zamanlar yamaçlarında yarınlara gülümseyen minik köy çocuklarıydık. Büyüyecektik, adam olacaktık. Vatanımıza milletimize faydalı birey olarak düşüncelerimizle, yeteneklerimizle, sesimizle, sanatımızla, ilmimizle, bilgimizle nice toplumlarla yarışacaktıkBiz, o okul yollarında dört mevsimi sırtımızda taşıdık.<br />
 Şimdi canlar, seferiyiz o çocukluğa. O köylerdeki çocuklara, umman sevgiye, gönüllere seferiyiz. Arabamız o kadar geniş ve büyük ki.. Her gelen için bir yer daha açılıyor. Böylelikle başı ucu görünmeyen ama daima yolculuğuna devam eden bir arabaya sahibiz. Tıpkı o çocukların dört mevsimi sırtlarında taşıması gibi nice mevsimlere fedaiyiz.<br />
Her şeyin bir başı ve sonu olan dünyada, başucumuzdan ayrılmayacak olan güneşimizle aydın yolumuz. Bu sefer batmasın doğmuşken gönül tepemizin ardından diye takipteyiz güneşi canlar!Biz seferiler, ibriğimizde dolup taşan coşkunun adını koyamadık. Siz koyar mısınız? Arabamızda alabildiğine yer var, heybenizi sırtlayıp gelir misiniz? Bir el de siz uzatır mısınız çocukluğunuzda beslediğiniz umutlara. Bir de siz tutar mısınız güneşi yakasından...<br />
Haydi canlar! Sonunu düşünmeden çıktığımız yolculuğu asla bitiremeyiz. Bu yola bir inançla çıktık. Dağılmasın önümüzdeki aydınlık diye tuttuk güneşi yakasından!<br />
Tutun Güneşi Yakasından!<br />
YARDIM DOSTLARI  / http://www.yardimdostlari.com / umitmert@yardimdostlari.com / 0554 810 03 53]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Eğitim-öğretim müfredatı tepeden tırnağa değişiyor]]></title>
			<link>http://www.pekiyiforum.com/showthread.php?tid=2653</link>
			<pubDate>Wed, 04 Feb 2009 22:06:00 +0100</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">http://www.pekiyiforum.com/showthread.php?tid=2653</guid>
			<description><![CDATA[Milli Eğitim Bakanı Hüseyin Çelik, ilköğretim müfredatının yenilendiğini, ortaöğretim müfredatındaki çalışmaların da devam ettiğini belirterek, “Önümüzdeki yıl 2009-2010 eğitim öğretim yılından itibaren bütün ortaöğretim müfredatı tepeden tırnağa kitapları ile birlikte değişecektir. Peki Sayın Bakanım 6-7 yıldır iktidardasınız neden değiştirmediniz diyeceksiniz. Bir anda yapmak doğru değildir. Basamak basamak adım adım yapılması lazım. Öğrencilerin şoke edilmemesi lazım. Bunun zamana yayılarak yapılması lazım” dedi.<br />
<br />
Bakan Çelik, Başkentöğretmenevi’nde düzenlenen Ortaöğretim Kurumlarında Yeni Müfredat Programları’nın tanıtım toplantısına katıldı. Çelik burada yaptığı konuşmada, eğitimin fiziki alt yapısı, insan kaynakları ile bir bütün olduğunu belirterek, eğitimin olmazsa olmazının ise öğretmen olduğunu söyledi. Öğretmenin yol haritasının da müfredat olduğunu ifade eden Çelik, müfredatın öncelikle öğretmenler tarafından iyi bir şekilde anlaşılması gerektiğini kaydetti. Çelik, müfettişlerin de öğretmenlerin bir rehberleri olduğunu belirterek, denetim mekanizmasının da yanlış yapanları tespit edeceğini söyledi. Hükümetin iş başına geldiği andan itibaren büyük eksiklik olarak gördüğü üç ana başlık adı altında eğitim sistemini yenilediğini anlatan Bakan Çelik, “Eğitimde üç temel problememiz var bunlar alt yapı, erişim ve kalitedir” dedi. Çocukların eğitim gördüğü her üç derslikten birisinin AK Parti hükümeti döneminde yapıldığını belirten Çelik, her üç öğretmenden birisinin de yine AK Parti hükümeti döneminde atandığını anlattı. Çelik, okullara 750 bin adet bilgisayar gönderildiğini ve internet bağlantısı olmayan okulun da kalmadığını kaydetti.<br />
<br />
“2009-2010 ORTAÖĞRETİM MÜFREDATI TEPEDEN TIRNAĞA DEĞİŞECEK”<br />
<br />
Bakan Çelik, müfredat yenilenmesinin sessiz bir devrim niteliğinde olduğunu belirterek, “Biz daha işin başındayken dedik, bu papağan yetiştiren sistemi bertaraf etmeliyiz. Çocuklara bilgi yüklemeyi esas alan daha sonra geri dönüşümler isteyen bu mekanizma 40-50 yıl önceki yaklaşımlar itibariyle doğru görülebilir ancak bugünün dünyasına uymamaktadır. İnsanları iki ayrı kutuba ayıran düşünmeye sevk eden bir mekanizmamız vardı. Ezberci eğitim sistemi bize ne ezberletti? Ezberlenmesi gereken birşey varsa elbette ezberlenecek. Ezberci eğitim bu değil. Size şartlandırılarak verilenlenlere karşıyız biz. İlköğretimde bu tamamlandı, ortaöğretimde de tamamlanmak üzeredir. Önümüzdeki yıl 2009-2010 eğitim öğretim yılından itibaren bütün ortaöğretim müfredatı tepeden tırnağa kitapları ile birlikte değişecektir. Peki Sayın Bakanım 6-7 yıldır iktidardasınız neden değiştirmediniz diyeceksiniz. Bir anda yapmak doğru değildir. Basamak basamak, adım adım yapılması lazım. Öğrencilerin şoke edilmemesi lazım. Bunun zamana yayılarak yapılması lazım” şeklinde konuştu.<br />
<br />
Çelik, konuşmasında ders kitapları haricinde yardımcı kitap ve dergi kullanan öğretmenlere de tepki gösterdi. Okullara bu konuda bir genelge gönderdiklerini hatırlatan Bakan Çelik, bunu önlemeye çalıştıklarını sözlerine ekledi.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[Milli Eğitim Bakanı Hüseyin Çelik, ilköğretim müfredatının yenilendiğini, ortaöğretim müfredatındaki çalışmaların da devam ettiğini belirterek, “Önümüzdeki yıl 2009-2010 eğitim öğretim yılından itibaren bütün ortaöğretim müfredatı tepeden tırnağa kitapları ile birlikte değişecektir. Peki Sayın Bakanım 6-7 yıldır iktidardasınız neden değiştirmediniz diyeceksiniz. Bir anda yapmak doğru değildir. Basamak basamak adım adım yapılması lazım. Öğrencilerin şoke edilmemesi lazım. Bunun zamana yayılarak yapılması lazım” dedi.<br />
<br />
Bakan Çelik, Başkentöğretmenevi’nde düzenlenen Ortaöğretim Kurumlarında Yeni Müfredat Programları’nın tanıtım toplantısına katıldı. Çelik burada yaptığı konuşmada, eğitimin fiziki alt yapısı, insan kaynakları ile bir bütün olduğunu belirterek, eğitimin olmazsa olmazının ise öğretmen olduğunu söyledi. Öğretmenin yol haritasının da müfredat olduğunu ifade eden Çelik, müfredatın öncelikle öğretmenler tarafından iyi bir şekilde anlaşılması gerektiğini kaydetti. Çelik, müfettişlerin de öğretmenlerin bir rehberleri olduğunu belirterek, denetim mekanizmasının da yanlış yapanları tespit edeceğini söyledi. Hükümetin iş başına geldiği andan itibaren büyük eksiklik olarak gördüğü üç ana başlık adı altında eğitim sistemini yenilediğini anlatan Bakan Çelik, “Eğitimde üç temel problememiz var bunlar alt yapı, erişim ve kalitedir” dedi. Çocukların eğitim gördüğü her üç derslikten birisinin AK Parti hükümeti döneminde yapıldığını belirten Çelik, her üç öğretmenden birisinin de yine AK Parti hükümeti döneminde atandığını anlattı. Çelik, okullara 750 bin adet bilgisayar gönderildiğini ve internet bağlantısı olmayan okulun da kalmadığını kaydetti.<br />
<br />
“2009-2010 ORTAÖĞRETİM MÜFREDATI TEPEDEN TIRNAĞA DEĞİŞECEK”<br />
<br />
Bakan Çelik, müfredat yenilenmesinin sessiz bir devrim niteliğinde olduğunu belirterek, “Biz daha işin başındayken dedik, bu papağan yetiştiren sistemi bertaraf etmeliyiz. Çocuklara bilgi yüklemeyi esas alan daha sonra geri dönüşümler isteyen bu mekanizma 40-50 yıl önceki yaklaşımlar itibariyle doğru görülebilir ancak bugünün dünyasına uymamaktadır. İnsanları iki ayrı kutuba ayıran düşünmeye sevk eden bir mekanizmamız vardı. Ezberci eğitim sistemi bize ne ezberletti? Ezberlenmesi gereken birşey varsa elbette ezberlenecek. Ezberci eğitim bu değil. Size şartlandırılarak verilenlenlere karşıyız biz. İlköğretimde bu tamamlandı, ortaöğretimde de tamamlanmak üzeredir. Önümüzdeki yıl 2009-2010 eğitim öğretim yılından itibaren bütün ortaöğretim müfredatı tepeden tırnağa kitapları ile birlikte değişecektir. Peki Sayın Bakanım 6-7 yıldır iktidardasınız neden değiştirmediniz diyeceksiniz. Bir anda yapmak doğru değildir. Basamak basamak, adım adım yapılması lazım. Öğrencilerin şoke edilmemesi lazım. Bunun zamana yayılarak yapılması lazım” şeklinde konuştu.<br />
<br />
Çelik, konuşmasında ders kitapları haricinde yardımcı kitap ve dergi kullanan öğretmenlere de tepki gösterdi. Okullara bu konuda bir genelge gönderdiklerini hatırlatan Bakan Çelik, bunu önlemeye çalıştıklarını sözlerine ekledi.]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Öğretmenlere müjde: Dolmakalemle doldurulan not defteri tarih oldu]]></title>
			<link>http://www.pekiyiforum.com/showthread.php?tid=2645</link>
			<pubDate>Mon, 29 Dec 2008 18:41:01 +0100</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">http://www.pekiyiforum.com/showthread.php?tid=2645</guid>
			<description><![CDATA[Milli Eğitim Bakanlığı, ilköğretimde öğrenci ve öğretmenleri yakından ilgilendiren değişiklikler yaptı. Düzenlemeye göre 'seçmeli yabancı dil' dersinde öğrencilere not verilmeyecek.<br />
<br />
Özürlü öğrenciler istedikleri okula kayıt ve nakil yaptırabilecek. Öğretmenler öğrenci notlarını 'mürekkepli kalemle, silinti ve kazıntı olmadan öğretmen not çizelgesi'ne yazmak zorunda olmayacak. Proje ve performans ödevlerini öğretmen değil öğrenci saklayacak.<br />
<br />
İlköğretim Kurumları Yönetmeliği'ni değiştiren bakanlık, sistemi e-okul'a uyarlayan düzenlemeler yaptı. Öğrenci notlarının elle yazılması uygulaması ve 'öğretmen not çizelgesi' kaldırıldı. Her öğretmenin tutmakla zorunlu olduğu 'not çizelgesi' öğretim yılı başında okul yönetimi tarafından sağlanıyor, mühürlendikten sonra imza karşılığında öğretmene veriliyordu. Çizelgeye notların 'mürekkepli kalemle silinti ve kazıntı olmadan' yazılması gerekiyordu. Her öğretmenin istendiği zaman müdüre veya denetim yetkisine bu çizelgeyi göstermesi gerekiyordu. Bir öğretim yılı saklanması zorunlu olan çizelgeler uygulamadan kaldırıldı. Artık öğretmenler öğrenci notlarını doğrudan e-okul sistemine internet üzerinden yazacak.<br />
<br />
Bugüne kadar yabancı dil dersi dışındaki seçmeli dersler notla değerlendirilmiyordu. Artık 'seçmeli yabancı dil' dersinde de öğrencilere not verilmeyecek. Nakillerde sorun çıkarması ve Seviye Belirleme Sınavı'nda dikkate alınan puan hesabında bu dersi seçmeyen öğrenciler aleyhine bir durumun söz konusu olması 'seçmeli yabancı dil' dersinin ayrıcalığını kaldırdı. 'Müfredatında notla değerlendirileceği' yazsa da seçmeli derslerin hiçbirinde öğretmenler öğrencilere not veremeyecek.<br />
<br />
Her öğrencinin kendi mahallesindeki okula kayıt yaptırma zorunluluğu sebebiyle sıkıntılar yaşayan özürlü çocuklara da istedikleri okula kayıt yaptırabilme imkânı getirildi. Buna göre şehit ve muharip gazi çocukları için tanınan 'istedikleri ilköğretim okuluna' kayıt ve nakil yapabilme istisnasına 'özel eğitime ihtiyacı olan çocuklar' da eklendi. Böylece mahallesindeki okulda özürlü çocuğuna uygun eğitimin verilemeyeceğini düşünen veliler, kendi tespit ettikleri okullara kayıt yaptırabilecek. Bu şekilde bazı okul müdürlerinin özürlü çocukları okula kaydetmek istememesinin de önüne geçilmiş olacak.<br />
<br />
Projeleri öğrenci saklayacak<br />
<br />
Öğrencilerin proje ve performans ödevlerinin okul tarafından bir yıl saklanması uygulamasına da son verildi. Yeni müfredatla ortaya çıkan ve boyutları büyüyen ödevlerin muhafazası okulda yer sıkıntısına sebep oluyordu. Yeni uygulamada proje ve performans görevleri, öğretmence değerlendirildikten sonra öğrenciye iade edilecek ve öğrenci tarafından ders yılı sonuna kadar saklanacak. Ayrıca okul öncesi ve özel eğitim sınıfı öğretmenleri ile rehber öğretmenlere nöbet görevi verilmeyecek.<br />
<br />
zaman]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[Milli Eğitim Bakanlığı, ilköğretimde öğrenci ve öğretmenleri yakından ilgilendiren değişiklikler yaptı. Düzenlemeye göre 'seçmeli yabancı dil' dersinde öğrencilere not verilmeyecek.<br />
<br />
Özürlü öğrenciler istedikleri okula kayıt ve nakil yaptırabilecek. Öğretmenler öğrenci notlarını 'mürekkepli kalemle, silinti ve kazıntı olmadan öğretmen not çizelgesi'ne yazmak zorunda olmayacak. Proje ve performans ödevlerini öğretmen değil öğrenci saklayacak.<br />
<br />
İlköğretim Kurumları Yönetmeliği'ni değiştiren bakanlık, sistemi e-okul'a uyarlayan düzenlemeler yaptı. Öğrenci notlarının elle yazılması uygulaması ve 'öğretmen not çizelgesi' kaldırıldı. Her öğretmenin tutmakla zorunlu olduğu 'not çizelgesi' öğretim yılı başında okul yönetimi tarafından sağlanıyor, mühürlendikten sonra imza karşılığında öğretmene veriliyordu. Çizelgeye notların 'mürekkepli kalemle silinti ve kazıntı olmadan' yazılması gerekiyordu. Her öğretmenin istendiği zaman müdüre veya denetim yetkisine bu çizelgeyi göstermesi gerekiyordu. Bir öğretim yılı saklanması zorunlu olan çizelgeler uygulamadan kaldırıldı. Artık öğretmenler öğrenci notlarını doğrudan e-okul sistemine internet üzerinden yazacak.<br />
<br />
Bugüne kadar yabancı dil dersi dışındaki seçmeli dersler notla değerlendirilmiyordu. Artık 'seçmeli yabancı dil' dersinde de öğrencilere not verilmeyecek. Nakillerde sorun çıkarması ve Seviye Belirleme Sınavı'nda dikkate alınan puan hesabında bu dersi seçmeyen öğrenciler aleyhine bir durumun söz konusu olması 'seçmeli yabancı dil' dersinin ayrıcalığını kaldırdı. 'Müfredatında notla değerlendirileceği' yazsa da seçmeli derslerin hiçbirinde öğretmenler öğrencilere not veremeyecek.<br />
<br />
Her öğrencinin kendi mahallesindeki okula kayıt yaptırma zorunluluğu sebebiyle sıkıntılar yaşayan özürlü çocuklara da istedikleri okula kayıt yaptırabilme imkânı getirildi. Buna göre şehit ve muharip gazi çocukları için tanınan 'istedikleri ilköğretim okuluna' kayıt ve nakil yapabilme istisnasına 'özel eğitime ihtiyacı olan çocuklar' da eklendi. Böylece mahallesindeki okulda özürlü çocuğuna uygun eğitimin verilemeyeceğini düşünen veliler, kendi tespit ettikleri okullara kayıt yaptırabilecek. Bu şekilde bazı okul müdürlerinin özürlü çocukları okula kaydetmek istememesinin de önüne geçilmiş olacak.<br />
<br />
Projeleri öğrenci saklayacak<br />
<br />
Öğrencilerin proje ve performans ödevlerinin okul tarafından bir yıl saklanması uygulamasına da son verildi. Yeni müfredatla ortaya çıkan ve boyutları büyüyen ödevlerin muhafazası okulda yer sıkıntısına sebep oluyordu. Yeni uygulamada proje ve performans görevleri, öğretmence değerlendirildikten sonra öğrenciye iade edilecek ve öğrenci tarafından ders yılı sonuna kadar saklanacak. Ayrıca okul öncesi ve özel eğitim sınıfı öğretmenleri ile rehber öğretmenlere nöbet görevi verilmeyecek.<br />
<br />
zaman]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Bakan Çelik'ten öğretmenlere 2 müjde]]></title>
			<link>http://www.pekiyiforum.com/showthread.php?tid=2642</link>
			<pubDate>Fri, 26 Dec 2008 17:07:00 +0100</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">http://www.pekiyiforum.com/showthread.php?tid=2642</guid>
			<description><![CDATA[Milli Eğitim Bakanı Hüseyin Çelik, sözleşmeli öğretmenlerin kadroya geçirileceği müjdesini verdi. Bakan Çelik, 1. atama bölgesinde zorunlu hizmet yerlerinde 5 yıl, 2. atama bölgesinde 4 yıl, 3. atama bölgesinde ise 3 yıl görev yapan sözleşmeli öğretmenlerin, hiçbir değerlendirmeye tabi tutulmadan kadroya alınacağını açıkladı. <br />
<br />
Milli Eğitim Bakanı Hüseyin Çelik, bir TV programına katılarak önemli açıklamalarda bulundu. Bakan Çelik, 2003’de bu yana her yıl kamuya serbest bırakılan kadroların yüzde 50’sinin MEB’e bırakıldığını söyleyerek, şu anda çalışan öğretmenlerin 3’te birinin kendi iktidarları döneminde atandığını anımsattı. <br />
<br />
-“SÖZLEŞMELİ ÖĞRETMENLİK OLMASAYDI 50 BİN KİŞİ İŞSİZ OLACAKTI" <br />
<br />
Sözleşmeli öğretmenlik ile ilgili birçok açıklama yapıldığını belirten Çelik, 50 bin sözleşmeli öğretmen bulunduğunu, kaydederek, “Sözleşmeli öğretmenlerle ilgili kendileri farklı hissetmelerine neden olacak beyanlar var. ‘Çeşitli insanlar niçin 4/B var?’ ‘Niçin atama yapıyorsunuz?’ diye. Bu sözleşmeli öğretmenlerin kendilerini farklı hissetmesine neden oluyor. 4/B öğretmenlik olmasaydı, bu 50 bin kişi işsiz olacaktı. Öğretmen olmamış olacaktıö dedi. Sözleşmeli öğretmenliğin olma sebebini ise Çelik, görev geldiklerinde “iflas edenö bir ekonomi olmasına bağladı. Göreve geldiklerinde Türkiye’nin ayağa kaldırılması gerektiğini ifade eden Çelik, “Bize 100 bin, 300 bin kadro verin diyemiyorsunuz. Bunun yarısı her sene MEB’e veriliyor. Bize verilen kadroyu da biz en iyi şekilde değerlendiriyoruz, buna karşın açığımız var. Ama sözleşmeli öğretmenlerin kadrolu öğretmenlere göre dezavantajı yok. Eskiden 11 ay üzerinden faydalanıyordu, biz bir düzenleme yaptık. 12 ay üzerinden oldu artık. Eğer 4/B ataması olmasaydı şu anda 50 bin arkadaş çalışıyor olmayacaktı. <br />
2007’den itibaren 4B atamalarını da KPSS sonuçlarına göre yapmaya başladık. <br />
<br />
Yarın kapının önüne konur muyum diye düşünürse, böyle bir şey olmazö dedi. <br />
<br />
-“SÖZlLEŞMELİ ÖĞRETMENLERİ KADROYA GEÇİRECEĞİZ" <br />
<br />
Bakan Çelik, sözleşmeli öğretmenlere de kadroya geçecekleri müjdesini verdi. Belli bir plan dahilinde sözleşmeli öğretmenlerin kadroya geçirileceğini bildiren Çelik, “Bizde atama bölgeleri var. 1. Atama Bölgesi’nde 3 yıl aralıksız çalışan ve olumsuz sicil almayan sözleşmeli öğretmenleri bu 3 yılın sonunda herhangi bir değerlendirmeye tabu tutmadan, herhangi bir sınav yapmadan kadroya alacağız. Bu 3. atama bölgesinin geneli Doğu ve Güneydoğu bölgelerini kapsıyor. 2. Atama Bölgesi’nde çalışan sözleşmeli öğretmenlerden 4 yıl aralıksız çalışan kadroya geçecek. 1. Atama Bölgesi’nde zorunlu hizmet bölgesinde olan ve 5 yıl burada çalışanlar kadroya geçecek" dedi. <br />
<br />
-“ŞUBAT AYINDA 8 BİN, 2009’DA 30 BİN ÖĞRETMEN ATANACAK" <br />
<br />
Bakan Çelik, Şubat ayında ise 8 bin kadrolu öğretmen ataması yapacaklarını açıkladı. Şu anda sözleşmeli öğretmen olarak 4/B’ye tabi olan öğretmenlerin de bu atamalarda kadroya girmek için aday olabileceklerini bildiren Çelik, sözleşmeli öğretmenlerin bu şekilde beklemelerine de gerek olmayacağını söyledi. Çelik, “Biz sadece Şubat ayında atama yapmayacağız. Ağustos ayında da atama yapacağız. Bütün kamuya bu sene bütçe kanunu kapsamında serbest bırakılan kadro 25 bindir. Biz yine en az yüzde 40-45’ini alacağız. Asgari 10 bin kadro alacağız. 2009 yılı içinde atanan öğretmen sayısında 30 bin rakamını bulacağız, belki de geçeceğiz" dedi.<br />
<br />
<br />
-SÖZLEŞMELİ ÖĞRETMENE KADROLU HAKLARI VERİLİYOR- <br />
<br />
Bakan Çelik, sözleşmeli öğretmenlere verdiği müjdelerini sürdürürken, sözleşmeli öğretmenlerin kadrolu öğretmenler gibi asker öğretmenlik yapabilmeleri için Milli Savunma Bakanlığı ve Genelkurmay Başkanlığı ile görüşmeleri sürdürdüklerini açıkladı. Çelik, sözleşmeli öğretmenlerin askerliklerini tecil ettirebilmesi için de görüşmeleri sürdürdüklerini bildirirken, “Sözleşmeli öğretmenlerin zorunlu hizmet bölgesinde geçen hizmet süresini kadroya geçtiğinde zorunlu hizmet bölgesinde görev süresi olarak sayacağız. Çalıştığı hizmet süreleri de kadroya geçtiklerinde fiili hizmete sayacağız. 4/B’ye tabi arkadaşların özre bağlı tayinleri kadrolular gibi yapılacakö müjdelerini verdi. <br />
<br />
-“100 BİN ÖĞRETMEN ATARSAK ÖĞRETMENLER EK DERS ÜCRETİ ALAMAZ"- <br />
<br />
Bakan Çelik, kendilerinden önceki atamalarda planlamanın hiç yapılmadığını ve bu nedenle bazı okullarda norm fazlası öğretmen varken bazı okullarda bütün derslere bir hocanın girdiğini anlattı. Şu anda yapılan atamaları ihtiyaca göre yaptıklarını belirten Çelik, “Bazı branşlarda fazlamız var. ‘Kaç öğretmene ihtiyaç var’ derseniz 6 ay sonra farklı şimdi farkı sayı söylerim. Mesela 2008 yılında 16 bin öğretmen emekli oldu. Yani bunların yerine atama yapmanız lazım, yeni açılan okullar için atama yapmamız lazım. Öğretmene ne kadar ihtiyaç varsa ona göre atıyoruz" dedi. <br />
<br />
Çelik, bugün itibariyle kadro verilmesi halinde 100 bin öğretmen ataması yapmaları halinde ise öğretmenlerin yüzde 80’inin ek ders ücreti alamayacağını vurgulayarak, “Öğretmenlerin gelirinin üçte biri ek ders ücretinden geliyor. Bunları da hesaplıyoruzö dedi. <br />
Bakan Çelik, eş durumuna bağlı yer değiştirme isteklerinde ise öğretmenlerin doğu yerine batı illerine gelmeyi tercih ettiğini kaydederek, “Van’da eşin var. ‘Senin eşin Ankara’ya geleceğine sen Van’a git’ diyoruz. Nerde öğretmen ihtiyacı varsa oraya git. Ama bu pek istenmiyor. Benim Ankara’da öğretmene ihtiyacım yok ki, orada varö diye konuştu. <br />
<br />
-“DOKUZ EYLÜL ÜNİVERSİTESİ’NDEKİ ATAMA TEKNİK SORUN" <br />
<br />
Bakan Çelik, Danıştay’ın Dokuz Eylül Üniversitesi rektör atamasını iptal etmesi durumun nise Cumhurbaşkanı’nın tasarrufuna yönelik olmadığını belirterek, “Ben de, bu karar çıktıktan sonra öğrendim. Bu arkadaş yarı zamanlı çalışan bir kişiymiş. Ona yönelik olarak verilen bir karar. Aksi takdirde Cumhurbaşkanı’nın tasarrufuna yönelik olsaydı bu cinnet olurduö dedi. Çelik, kanuna göre Cumhurbaşkanı’nın YÖK tarafından kendine gönderilen 3 adaydan birin seçerek atadığını anımsatarak, “Atar demiyor, seçerek atar diyor. Burada kendisine gönderilen üç adaydan birini seçti. Yani burada teknik bir sorun var. Bu kaotik bir durum değil" dedi.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[Milli Eğitim Bakanı Hüseyin Çelik, sözleşmeli öğretmenlerin kadroya geçirileceği müjdesini verdi. Bakan Çelik, 1. atama bölgesinde zorunlu hizmet yerlerinde 5 yıl, 2. atama bölgesinde 4 yıl, 3. atama bölgesinde ise 3 yıl görev yapan sözleşmeli öğretmenlerin, hiçbir değerlendirmeye tabi tutulmadan kadroya alınacağını açıkladı. <br />
<br />
Milli Eğitim Bakanı Hüseyin Çelik, bir TV programına katılarak önemli açıklamalarda bulundu. Bakan Çelik, 2003’de bu yana her yıl kamuya serbest bırakılan kadroların yüzde 50’sinin MEB’e bırakıldığını söyleyerek, şu anda çalışan öğretmenlerin 3’te birinin kendi iktidarları döneminde atandığını anımsattı. <br />
<br />
-“SÖZLEŞMELİ ÖĞRETMENLİK OLMASAYDI 50 BİN KİŞİ İŞSİZ OLACAKTI" <br />
<br />
Sözleşmeli öğretmenlik ile ilgili birçok açıklama yapıldığını belirten Çelik, 50 bin sözleşmeli öğretmen bulunduğunu, kaydederek, “Sözleşmeli öğretmenlerle ilgili kendileri farklı hissetmelerine neden olacak beyanlar var. ‘Çeşitli insanlar niçin 4/B var?’ ‘Niçin atama yapıyorsunuz?’ diye. Bu sözleşmeli öğretmenlerin kendilerini farklı hissetmesine neden oluyor. 4/B öğretmenlik olmasaydı, bu 50 bin kişi işsiz olacaktı. Öğretmen olmamış olacaktıö dedi. Sözleşmeli öğretmenliğin olma sebebini ise Çelik, görev geldiklerinde “iflas edenö bir ekonomi olmasına bağladı. Göreve geldiklerinde Türkiye’nin ayağa kaldırılması gerektiğini ifade eden Çelik, “Bize 100 bin, 300 bin kadro verin diyemiyorsunuz. Bunun yarısı her sene MEB’e veriliyor. Bize verilen kadroyu da biz en iyi şekilde değerlendiriyoruz, buna karşın açığımız var. Ama sözleşmeli öğretmenlerin kadrolu öğretmenlere göre dezavantajı yok. Eskiden 11 ay üzerinden faydalanıyordu, biz bir düzenleme yaptık. 12 ay üzerinden oldu artık. Eğer 4/B ataması olmasaydı şu anda 50 bin arkadaş çalışıyor olmayacaktı. <br />
2007’den itibaren 4B atamalarını da KPSS sonuçlarına göre yapmaya başladık. <br />
<br />
Yarın kapının önüne konur muyum diye düşünürse, böyle bir şey olmazö dedi. <br />
<br />
-“SÖZlLEŞMELİ ÖĞRETMENLERİ KADROYA GEÇİRECEĞİZ" <br />
<br />
Bakan Çelik, sözleşmeli öğretmenlere de kadroya geçecekleri müjdesini verdi. Belli bir plan dahilinde sözleşmeli öğretmenlerin kadroya geçirileceğini bildiren Çelik, “Bizde atama bölgeleri var. 1. Atama Bölgesi’nde 3 yıl aralıksız çalışan ve olumsuz sicil almayan sözleşmeli öğretmenleri bu 3 yılın sonunda herhangi bir değerlendirmeye tabu tutmadan, herhangi bir sınav yapmadan kadroya alacağız. Bu 3. atama bölgesinin geneli Doğu ve Güneydoğu bölgelerini kapsıyor. 2. Atama Bölgesi’nde çalışan sözleşmeli öğretmenlerden 4 yıl aralıksız çalışan kadroya geçecek. 1. Atama Bölgesi’nde zorunlu hizmet bölgesinde olan ve 5 yıl burada çalışanlar kadroya geçecek" dedi. <br />
<br />
-“ŞUBAT AYINDA 8 BİN, 2009’DA 30 BİN ÖĞRETMEN ATANACAK" <br />
<br />
Bakan Çelik, Şubat ayında ise 8 bin kadrolu öğretmen ataması yapacaklarını açıkladı. Şu anda sözleşmeli öğretmen olarak 4/B’ye tabi olan öğretmenlerin de bu atamalarda kadroya girmek için aday olabileceklerini bildiren Çelik, sözleşmeli öğretmenlerin bu şekilde beklemelerine de gerek olmayacağını söyledi. Çelik, “Biz sadece Şubat ayında atama yapmayacağız. Ağustos ayında da atama yapacağız. Bütün kamuya bu sene bütçe kanunu kapsamında serbest bırakılan kadro 25 bindir. Biz yine en az yüzde 40-45’ini alacağız. Asgari 10 bin kadro alacağız. 2009 yılı içinde atanan öğretmen sayısında 30 bin rakamını bulacağız, belki de geçeceğiz" dedi.<br />
<br />
<br />
-SÖZLEŞMELİ ÖĞRETMENE KADROLU HAKLARI VERİLİYOR- <br />
<br />
Bakan Çelik, sözleşmeli öğretmenlere verdiği müjdelerini sürdürürken, sözleşmeli öğretmenlerin kadrolu öğretmenler gibi asker öğretmenlik yapabilmeleri için Milli Savunma Bakanlığı ve Genelkurmay Başkanlığı ile görüşmeleri sürdürdüklerini açıkladı. Çelik, sözleşmeli öğretmenlerin askerliklerini tecil ettirebilmesi için de görüşmeleri sürdürdüklerini bildirirken, “Sözleşmeli öğretmenlerin zorunlu hizmet bölgesinde geçen hizmet süresini kadroya geçtiğinde zorunlu hizmet bölgesinde görev süresi olarak sayacağız. Çalıştığı hizmet süreleri de kadroya geçtiklerinde fiili hizmete sayacağız. 4/B’ye tabi arkadaşların özre bağlı tayinleri kadrolular gibi yapılacakö müjdelerini verdi. <br />
<br />
-“100 BİN ÖĞRETMEN ATARSAK ÖĞRETMENLER EK DERS ÜCRETİ ALAMAZ"- <br />
<br />
Bakan Çelik, kendilerinden önceki atamalarda planlamanın hiç yapılmadığını ve bu nedenle bazı okullarda norm fazlası öğretmen varken bazı okullarda bütün derslere bir hocanın girdiğini anlattı. Şu anda yapılan atamaları ihtiyaca göre yaptıklarını belirten Çelik, “Bazı branşlarda fazlamız var. ‘Kaç öğretmene ihtiyaç var’ derseniz 6 ay sonra farklı şimdi farkı sayı söylerim. Mesela 2008 yılında 16 bin öğretmen emekli oldu. Yani bunların yerine atama yapmanız lazım, yeni açılan okullar için atama yapmamız lazım. Öğretmene ne kadar ihtiyaç varsa ona göre atıyoruz" dedi. <br />
<br />
Çelik, bugün itibariyle kadro verilmesi halinde 100 bin öğretmen ataması yapmaları halinde ise öğretmenlerin yüzde 80’inin ek ders ücreti alamayacağını vurgulayarak, “Öğretmenlerin gelirinin üçte biri ek ders ücretinden geliyor. Bunları da hesaplıyoruzö dedi. <br />
Bakan Çelik, eş durumuna bağlı yer değiştirme isteklerinde ise öğretmenlerin doğu yerine batı illerine gelmeyi tercih ettiğini kaydederek, “Van’da eşin var. ‘Senin eşin Ankara’ya geleceğine sen Van’a git’ diyoruz. Nerde öğretmen ihtiyacı varsa oraya git. Ama bu pek istenmiyor. Benim Ankara’da öğretmene ihtiyacım yok ki, orada varö diye konuştu. <br />
<br />
-“DOKUZ EYLÜL ÜNİVERSİTESİ’NDEKİ ATAMA TEKNİK SORUN" <br />
<br />
Bakan Çelik, Danıştay’ın Dokuz Eylül Üniversitesi rektör atamasını iptal etmesi durumun nise Cumhurbaşkanı’nın tasarrufuna yönelik olmadığını belirterek, “Ben de, bu karar çıktıktan sonra öğrendim. Bu arkadaş yarı zamanlı çalışan bir kişiymiş. Ona yönelik olarak verilen bir karar. Aksi takdirde Cumhurbaşkanı’nın tasarrufuna yönelik olsaydı bu cinnet olurduö dedi. Çelik, kanuna göre Cumhurbaşkanı’nın YÖK tarafından kendine gönderilen 3 adaydan birin seçerek atadığını anımsatarak, “Atar demiyor, seçerek atar diyor. Burada kendisine gönderilen üç adaydan birini seçti. Yani burada teknik bir sorun var. Bu kaotik bir durum değil" dedi.]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Çalışkan öğrenci liseyi 3 yılda bitirebilecek]]></title>
			<link>http://www.pekiyiforum.com/showthread.php?tid=2638</link>
			<pubDate>Mon, 15 Dec 2008 21:04:19 +0100</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">http://www.pekiyiforum.com/showthread.php?tid=2638</guid>
			<description><![CDATA[MEB'in başarıyı ve derslere devamı teşvik için hazırladığı taslakla 11. sınıf öğrencileri 12. sınıfın derslerini 3 sınav hakkıyla geçebilecek.<br />
<br />
Milli Eğitim Bakanlığı, 4 yıl olan lisenin 3 yılda bitirilmesinin yolunu açıyor. Lisenin ilk üç sınıfında üstün başarı gösteren ve notları 90'ı geçen öğrencilere 'bir yıl erken mezuniyet' imkânı getiriliyor.<br />
<br />
Hazırlanan taslakla ilgili diğer öğretim dairelerinin ve il milli eğitim müdürlüklerinin görüşlerini aldıklarını belirten Talim ve Terbiye Kurulu Başkanı Merdan Tufan, değişikliğin önümüzdeki günlerde kurulda görüşüleceğini açıkladı. Ortaöğretim Genel Müdürü Emin Gürkan da amaçlarının 'başarıyı teşvik' olduğunu vurgularken, birçok ülkede benzer uygulamaların bulunduğunu hatırlattı. Gürkan, çalışmanın hayata geçmesi sonrasında 'öğrencilerin daha fazla okula bağlanacağını ve derslerine daha çok çalışacağını' kaydetti. Bu öğretim yılına yetiştirilmesi öngörülen uygulama, şu anda ortalamayı tutturan 50 bine yakın lise son sınıf öğrencisini etkiliyor.<br />
<br />
Liselileri yakından ilgilendiren Ortaöğretim Kurumları Sınıf Geçme Yönetmeliği'ndeki değişikliğe göre, uygulamadan 9, 10 ve 11. sınıftaki notları 90 ve üzerinde olan öğrenciler yararlanabilecek. 11. sınıftaki öğrenci 12. sınıf derslerinden sınava girecek. Bu sınavlar 'ortalama yükseltme ve sorumluluk sınavları' ile birlikte yapılacak. 11. sınıf öğrencilerinin liseyi bir yıl erken bitirebilmesi için 3 şansı olacak. Öğrenciler haziran, eylül ve şubat aylarında bu şanslarını deneyecek. 11. sınıfın sonunda haziran ayında girdiği sınavlarda başarılı olan öğrenciler 12. sınıflarla birlikte diploma alacak. Hazirandaki sınavlarda geçemediği dersleri ise eylül ayındaki sınavda verebilecek. Yine de geçemediği dersler olursa şubat ayında bu derslerin sınavlarına girebilecek. Haziran ve eylül ayındaki sınavlarda derslerin önemli bir kısmını geçen öğrencilerin 12. sınıfa devam mecburiyeti olmayacak. Böylece bir yıl önce mezun olabilen öğrenciler üniversiteye bir yıl erken başlayabileceği gibi ÖSS'ye daha rahat hazırlanabilecek. Öğrenci, şubat ayında tüm derslerini verirse de liseyi 3,5 yılda bitirmiş olacak. Lise sondaki 50 bine yakın başarılı öğrenciyi ilgilendiren taslak, Bakan Çelik'in onayının ardından Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girecek.<br />
<br />
zaman]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[MEB'in başarıyı ve derslere devamı teşvik için hazırladığı taslakla 11. sınıf öğrencileri 12. sınıfın derslerini 3 sınav hakkıyla geçebilecek.<br />
<br />
Milli Eğitim Bakanlığı, 4 yıl olan lisenin 3 yılda bitirilmesinin yolunu açıyor. Lisenin ilk üç sınıfında üstün başarı gösteren ve notları 90'ı geçen öğrencilere 'bir yıl erken mezuniyet' imkânı getiriliyor.<br />
<br />
Hazırlanan taslakla ilgili diğer öğretim dairelerinin ve il milli eğitim müdürlüklerinin görüşlerini aldıklarını belirten Talim ve Terbiye Kurulu Başkanı Merdan Tufan, değişikliğin önümüzdeki günlerde kurulda görüşüleceğini açıkladı. Ortaöğretim Genel Müdürü Emin Gürkan da amaçlarının 'başarıyı teşvik' olduğunu vurgularken, birçok ülkede benzer uygulamaların bulunduğunu hatırlattı. Gürkan, çalışmanın hayata geçmesi sonrasında 'öğrencilerin daha fazla okula bağlanacağını ve derslerine daha çok çalışacağını' kaydetti. Bu öğretim yılına yetiştirilmesi öngörülen uygulama, şu anda ortalamayı tutturan 50 bine yakın lise son sınıf öğrencisini etkiliyor.<br />
<br />
Liselileri yakından ilgilendiren Ortaöğretim Kurumları Sınıf Geçme Yönetmeliği'ndeki değişikliğe göre, uygulamadan 9, 10 ve 11. sınıftaki notları 90 ve üzerinde olan öğrenciler yararlanabilecek. 11. sınıftaki öğrenci 12. sınıf derslerinden sınava girecek. Bu sınavlar 'ortalama yükseltme ve sorumluluk sınavları' ile birlikte yapılacak. 11. sınıf öğrencilerinin liseyi bir yıl erken bitirebilmesi için 3 şansı olacak. Öğrenciler haziran, eylül ve şubat aylarında bu şanslarını deneyecek. 11. sınıfın sonunda haziran ayında girdiği sınavlarda başarılı olan öğrenciler 12. sınıflarla birlikte diploma alacak. Hazirandaki sınavlarda geçemediği dersleri ise eylül ayındaki sınavda verebilecek. Yine de geçemediği dersler olursa şubat ayında bu derslerin sınavlarına girebilecek. Haziran ve eylül ayındaki sınavlarda derslerin önemli bir kısmını geçen öğrencilerin 12. sınıfa devam mecburiyeti olmayacak. Böylece bir yıl önce mezun olabilen öğrenciler üniversiteye bir yıl erken başlayabileceği gibi ÖSS'ye daha rahat hazırlanabilecek. Öğrenci, şubat ayında tüm derslerini verirse de liseyi 3,5 yılda bitirmiş olacak. Lise sondaki 50 bine yakın başarılı öğrenciyi ilgilendiren taslak, Bakan Çelik'in onayının ardından Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girecek.<br />
<br />
zaman]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Öğretmenevi yıllık bandrol ücreti 60 YTL oldu]]></title>
			<link>http://www.pekiyiforum.com/showthread.php?tid=2636</link>
			<pubDate>Sun, 14 Dec 2008 14:45:29 +0100</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">http://www.pekiyiforum.com/showthread.php?tid=2636</guid>
			<description><![CDATA[Öğretmenlerin paraları ile inşa edilen öğretmenevlerinin kullanımına Milli Eğitim Bakanlığı'ndan bandrol engellemesi geldi. Sadece 2009 yılı için 60 YTL bandrol ücreti ödemek zorunda olan öğretmenler, bandrol almaması halinde ise 'normal' ücretlendirmeye tabi olacak. Milli Eğitim Bakanlığı Öğretmene Hizmet ve Sosyal İşler Dairesi Başkanlığı, 26 Kasım tarihli genelge ile öğretmenlere 'üyelik' şartları getirdi. Genelgede, öğretmenevleri ve öğretmen lokallerine üye olmak isteyen ve üyelik şartlarını taşıyanlar için ülke genelinde bütün öğretmenevi ile öğretmen lokallerinde 2009 yılı üye bandrol ücretinin 60 YTL olacağı bildirildi. Söz konusu ücret, istenirse 12 aya bölünerek ödenecek.<br />
<br />
YARGIYA TAŞINACAK<br />
<br />
Öğretmenevi ve akşam sanat okullarına gelen üyelerden kartları istendiğinde, 2009 yılı bandrolü bulunmayanlara 1 Şubat 2009 tarihinden itibaren indirim yapılmayacağı belirtildi. Diğer birçok kamu kurumu mensupları, kendi kurum haklarından bandrolsüz faydalanırken, söz konusu genelge ile öğretmenevi kullanımının adeta öğretmenler için zorlaştırılması tepkilere yol açtı.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[Öğretmenlerin paraları ile inşa edilen öğretmenevlerinin kullanımına Milli Eğitim Bakanlığı'ndan bandrol engellemesi geldi. Sadece 2009 yılı için 60 YTL bandrol ücreti ödemek zorunda olan öğretmenler, bandrol almaması halinde ise 'normal' ücretlendirmeye tabi olacak. Milli Eğitim Bakanlığı Öğretmene Hizmet ve Sosyal İşler Dairesi Başkanlığı, 26 Kasım tarihli genelge ile öğretmenlere 'üyelik' şartları getirdi. Genelgede, öğretmenevleri ve öğretmen lokallerine üye olmak isteyen ve üyelik şartlarını taşıyanlar için ülke genelinde bütün öğretmenevi ile öğretmen lokallerinde 2009 yılı üye bandrol ücretinin 60 YTL olacağı bildirildi. Söz konusu ücret, istenirse 12 aya bölünerek ödenecek.<br />
<br />
YARGIYA TAŞINACAK<br />
<br />
Öğretmenevi ve akşam sanat okullarına gelen üyelerden kartları istendiğinde, 2009 yılı bandrolü bulunmayanlara 1 Şubat 2009 tarihinden itibaren indirim yapılmayacağı belirtildi. Diğer birçok kamu kurumu mensupları, kendi kurum haklarından bandrolsüz faydalanırken, söz konusu genelge ile öğretmenevi kullanımının adeta öğretmenler için zorlaştırılması tepkilere yol açtı.]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[114 bin öğrencinin SBS notu 'hormonlu']]></title>
			<link>http://www.pekiyiforum.com/showthread.php?tid=2628</link>
			<pubDate>Mon, 08 Dec 2008 18:44:16 +0100</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">http://www.pekiyiforum.com/showthread.php?tid=2628</guid>
			<description><![CDATA[SBS'de öğrencilerini başarılı kılmak için "hormonlu not" veren öğretmenler ve okullar belirlendi..<br />
Milli Eğitim Bakanlığı Anadolu ve Fen liselerine girmek isteyen öğrencilerin yarıştığı Seviye Belirleme Sınavlarında (SBS) öğrencilerini başarılı göstermek için "hormonlu not" veren öğretmenler ve okulları belirledi.<br />
<br />
Yılsonu okul başarısının da değerlendirmeye alınması üzerine hayali not verilmesinden endişelenen velilerin başvurusuyla, ilköğretim müfettişleri, yönetici ve öğretmenlerden oluşturulan çalışma grupları SBS ile Yıl Sonu Başarı Puanlarını (YBP) karşılaştırdı. Normalde puanlar birbirine yakın olması gerekirken 6'ncı sınıflarda 9 bin, 7'nci sınıflarda ise 3 bin 500 öğrencinin SBS ile YBS notları arasında 30 ve üzerinde fark tespit edildi. Çalışmada iki puanı arasında 20-30 arasında fark olanlar da incelendi. Bu kapsamda 6'ncı sınıflarda 66 bin, 7'nci sınıflarda ise 36 bin öğrencinin notları arasında 20-30 fark bulundu.<br />
<br />
YÜZDE 5 ŞİŞKİN<br />
<br />
6 ve 7'nci sınıflarda SBS ile YBP puanları arasında 20 üzerinde fark olan öğrenci sayısı toplam 114 bin 500 oldu. Bu sayı 6 ve 7'nci sınıflar için yapılan ayrı sınavlara giren toplam 2 milyon öğrenci düşünüldüğünde, sınava giren öğrencilerin yüzde 5'inin notlarının şişirildiğini gösteriyor. İlk etapta 30 ve üzerinde fazla puan veren öğretmenler ve okullar uyarılacak. Uygulamayı sürekli ve ciddi boyutlarda yapanlar hakkında da ilgili mevzuat çerçevesinde işlem başlatılacak. Puanlar arasında 20- 30 fark olanlar da tespit edildi, ancak onlarla ilgili ayrıntılı inceleme ve uyarılar gelecek yıl yapılacak.<br />
<br />
NOTLAR SAĞLIKLI<br />
<br />
Yetkililer notları şişirilen öğrenci sayısının velilerin "çift karne verildiği, belli okullarda, özellikle küçük yerleşim yerlerindeki okullarda notların yüksek verildiği" yönündeki kaygıları çok haklı çıkarmadığını, sonuçların notların genel olarak sağlıklı verildiğini gösterdiğini savundu. Bakanlık notların daha sağlıklı verilmesini sağlayacak çalışmadan sonra Seviye Belirleme ile Yılsonu Başarı puanlarını sonuçlara eşit oranda yansıtmayı planlıyor. Bakanlık kamu görevi nedeniyle yurt dışında bulunanların çocuklarını da düşündü. Aileleriyle birlikte yurt dışında bulunan çocuklar bir veya iki SBS puanı ile yerleştirme için başvuru yapabilecek. Bu haktan 40'a yakın öğrencinin yararlanması bekleniyor.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[SBS'de öğrencilerini başarılı kılmak için "hormonlu not" veren öğretmenler ve okullar belirlendi..<br />
Milli Eğitim Bakanlığı Anadolu ve Fen liselerine girmek isteyen öğrencilerin yarıştığı Seviye Belirleme Sınavlarında (SBS) öğrencilerini başarılı göstermek için "hormonlu not" veren öğretmenler ve okulları belirledi.<br />
<br />
Yılsonu okul başarısının da değerlendirmeye alınması üzerine hayali not verilmesinden endişelenen velilerin başvurusuyla, ilköğretim müfettişleri, yönetici ve öğretmenlerden oluşturulan çalışma grupları SBS ile Yıl Sonu Başarı Puanlarını (YBP) karşılaştırdı. Normalde puanlar birbirine yakın olması gerekirken 6'ncı sınıflarda 9 bin, 7'nci sınıflarda ise 3 bin 500 öğrencinin SBS ile YBS notları arasında 30 ve üzerinde fark tespit edildi. Çalışmada iki puanı arasında 20-30 arasında fark olanlar da incelendi. Bu kapsamda 6'ncı sınıflarda 66 bin, 7'nci sınıflarda ise 36 bin öğrencinin notları arasında 20-30 fark bulundu.<br />
<br />
YÜZDE 5 ŞİŞKİN<br />
<br />
6 ve 7'nci sınıflarda SBS ile YBP puanları arasında 20 üzerinde fark olan öğrenci sayısı toplam 114 bin 500 oldu. Bu sayı 6 ve 7'nci sınıflar için yapılan ayrı sınavlara giren toplam 2 milyon öğrenci düşünüldüğünde, sınava giren öğrencilerin yüzde 5'inin notlarının şişirildiğini gösteriyor. İlk etapta 30 ve üzerinde fazla puan veren öğretmenler ve okullar uyarılacak. Uygulamayı sürekli ve ciddi boyutlarda yapanlar hakkında da ilgili mevzuat çerçevesinde işlem başlatılacak. Puanlar arasında 20- 30 fark olanlar da tespit edildi, ancak onlarla ilgili ayrıntılı inceleme ve uyarılar gelecek yıl yapılacak.<br />
<br />
NOTLAR SAĞLIKLI<br />
<br />
Yetkililer notları şişirilen öğrenci sayısının velilerin "çift karne verildiği, belli okullarda, özellikle küçük yerleşim yerlerindeki okullarda notların yüksek verildiği" yönündeki kaygıları çok haklı çıkarmadığını, sonuçların notların genel olarak sağlıklı verildiğini gösterdiğini savundu. Bakanlık notların daha sağlıklı verilmesini sağlayacak çalışmadan sonra Seviye Belirleme ile Yılsonu Başarı puanlarını sonuçlara eşit oranda yansıtmayı planlıyor. Bakanlık kamu görevi nedeniyle yurt dışında bulunanların çocuklarını da düşündü. Aileleriyle birlikte yurt dışında bulunan çocuklar bir veya iki SBS puanı ile yerleştirme için başvuru yapabilecek. Bu haktan 40'a yakın öğrencinin yararlanması bekleniyor.]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[SBS sınav tarihinde değişiklik]]></title>
			<link>http://www.pekiyiforum.com/showthread.php?tid=2627</link>
			<pubDate>Sun, 07 Dec 2008 12:46:22 +0100</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">http://www.pekiyiforum.com/showthread.php?tid=2627</guid>
			<description><![CDATA[MİLLİ Eğitim Bakanlığı (MEB), Seviye Belirleme Sınavı’nda (SBS) değişiklikler yaptı. Buna göre, okullar kapandıktan sonra yapılan sınavlar, bu sene 6. sınıflar için 13 Haziran, 7. sınıflar için 7 Haziran ve 8. sınıflar için de 6 Haziran’da yapılacak.<br />
<br />
Seviye Belirleme Sınavı]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[MİLLİ Eğitim Bakanlığı (MEB), Seviye Belirleme Sınavı’nda (SBS) değişiklikler yaptı. Buna göre, okullar kapandıktan sonra yapılan sınavlar, bu sene 6. sınıflar için 13 Haziran, 7. sınıflar için 7 Haziran ve 8. sınıflar için de 6 Haziran’da yapılacak.<br />
<br />
Seviye Belirleme Sınavı]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[MEB, derslerde yapılan müfettiş denetimini kaldıracak]]></title>
			<link>http://www.pekiyiforum.com/showthread.php?tid=2626</link>
			<pubDate>Sun, 07 Dec 2008 12:42:21 +0100</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">http://www.pekiyiforum.com/showthread.php?tid=2626</guid>
			<description><![CDATA[Müfettiş devri kapandı<br />
<br />
Sınıflarda ‘Müfettiş geliyor’ korkusuna son... Milli Eğitim, derslerde yapılan denetimleri kaldıracak öğretmenlerin performansını okul idareleri öğrencilerin genel durumuna bakarak takip edecek<br />
<br />
Milli Eğitim Bakanlığı, her sene öğretmenlerin kâbusu haline gelen müfettişlerin derslerde teftiş uygulamasına son veriyor. Müfettişler, öğretmenleri değil, okul idarelerini teftiş edecek. Öğretmenlerin performansları ise Seviye Belirleme Sınavları (SBS) ile okulda sınıfın genel durumundan ortaya çıkarılacak.<br />
<br />
MEB, “Milli Eğitim Bakanlığı İlköğretim Müfettişleri Başkanlıkları Yönetmeliği”nde değişikliğe hazırlanıyor. İlköğretim Genel Müdürlüğü tarafından son aşamaya getirilen çalışmaya göre, MEB bünyesinde görev yapan 3 bin 81 müfettiş, her sene derslere girerek teftiş yapmayacak. Teftişlerde öğretmen değil sadece okul idareleri denetlenecek, rehberlik yapılacak. Müfettişler, öğretmenleri “rapor” edemeyecek. Öğretmenler hakkında da tek derste denetleme yapılarak bir kanıya varılmamış olacak. İllerde çalışmalardan sorumlu tutulacak olan müfettişler, merkezde yapılan değişikliklerle ilgili idarecilere bilgi aktaracak. Müfettişler, projeler ve yenilikler konusunda okullarda öğretmen ve idarecilere rehberlik görevini üstlenecek. Öğretmenlerin denetiminde okul yönetimleri ön planda olacak.<br />
<br />
KANAAT NOTU VERİLMEYECEK<br />
<br />
Öğretmenlerden öğrencilerin sınıfta aldıkları notlarla SBS’lerden ve il veya ilçe düzeyinde yapılan deneme sınavlarından aldıkları not ve puanların orantılı olması beklenecek. Bu sistemle öğretmenler öğrencilerine hak etmedikleri fazladan notları da veremeyecek. Aksi takdirde öğretmenin “subjektif” yaklaşım içinde olduğu gerekçesiyle inceleme başlatılabilecek.<br />
<br />
Okul idarelerinin denetim ve performans değerlendirmelerinde eksiklik görülen öğretmenler, hizmetiçi eğitime yönlendirilecek. Öğretmenler idarecilerin denetiminde haksızlığa uğradığını iddia ederse müfettişler devreye girecek.<br />
<br />
Akşam]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[Müfettiş devri kapandı<br />
<br />
Sınıflarda ‘Müfettiş geliyor’ korkusuna son... Milli Eğitim, derslerde yapılan denetimleri kaldıracak öğretmenlerin performansını okul idareleri öğrencilerin genel durumuna bakarak takip edecek<br />
<br />
Milli Eğitim Bakanlığı, her sene öğretmenlerin kâbusu haline gelen müfettişlerin derslerde teftiş uygulamasına son veriyor. Müfettişler, öğretmenleri değil, okul idarelerini teftiş edecek. Öğretmenlerin performansları ise Seviye Belirleme Sınavları (SBS) ile okulda sınıfın genel durumundan ortaya çıkarılacak.<br />
<br />
MEB, “Milli Eğitim Bakanlığı İlköğretim Müfettişleri Başkanlıkları Yönetmeliği”nde değişikliğe hazırlanıyor. İlköğretim Genel Müdürlüğü tarafından son aşamaya getirilen çalışmaya göre, MEB bünyesinde görev yapan 3 bin 81 müfettiş, her sene derslere girerek teftiş yapmayacak. Teftişlerde öğretmen değil sadece okul idareleri denetlenecek, rehberlik yapılacak. Müfettişler, öğretmenleri “rapor” edemeyecek. Öğretmenler hakkında da tek derste denetleme yapılarak bir kanıya varılmamış olacak. İllerde çalışmalardan sorumlu tutulacak olan müfettişler, merkezde yapılan değişikliklerle ilgili idarecilere bilgi aktaracak. Müfettişler, projeler ve yenilikler konusunda okullarda öğretmen ve idarecilere rehberlik görevini üstlenecek. Öğretmenlerin denetiminde okul yönetimleri ön planda olacak.<br />
<br />
KANAAT NOTU VERİLMEYECEK<br />
<br />
Öğretmenlerden öğrencilerin sınıfta aldıkları notlarla SBS’lerden ve il veya ilçe düzeyinde yapılan deneme sınavlarından aldıkları not ve puanların orantılı olması beklenecek. Bu sistemle öğretmenler öğrencilerine hak etmedikleri fazladan notları da veremeyecek. Aksi takdirde öğretmenin “subjektif” yaklaşım içinde olduğu gerekçesiyle inceleme başlatılabilecek.<br />
<br />
Okul idarelerinin denetim ve performans değerlendirmelerinde eksiklik görülen öğretmenler, hizmetiçi eğitime yönlendirilecek. Öğretmenler idarecilerin denetiminde haksızlığa uğradığını iddia ederse müfettişler devreye girecek.<br />
<br />
Akşam]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Eğitimde reform: 80 çeşit meslek lisesi 15'e iniyor]]></title>
			<link>http://www.pekiyiforum.com/showthread.php?tid=2623</link>
			<pubDate>Wed, 03 Dec 2008 07:43:43 +0100</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">http://www.pekiyiforum.com/showthread.php?tid=2623</guid>
			<description><![CDATA[Ortaöğretimi yeniden yapılandıracaklarını belirten Milli Eğitim Bakanı Hüseyin Çelik, 80 çeşit lise türünü makul seviyeye indireceklerini açıkladı.<br />
<br />
Birkaç gün içinde bu çalışmaları tamamlayacaklarını kaydeden Bakan Hüseyin Çelik, "Bir meslek lisesine baktığınız zaman duvarın yarısını tabela kapatıyor. Lise türlerini azaltıp program türü haline getireceğiz." dedi.<br />
<br />
Milli Eğitim Bakanlığı, 30 yıldır kalkınma planları, hükümet programları ve parti hedeflerinde yazan 'okul türü yerine program türünün esas alınması hedefini' hayata geçiyor. Bu konuda geniş çaplı bir çalışma başlatan bakanlık, yasa değişikliği gerekmeden okul türlerini azaltacak. Bakan Hüseyin Çelik'in imzasına sunulan genelgeye göre, özellikle meslekî ve teknik eğitimdeki 'adalet, motor, kimya, tarım, iletişim, bilişim, tapu kadastro, denizcilik, seramik, tekstil ve kuaförlük' gibi 80 türü bulan liselerin isimleri ortadan kaldırılacak. Bunun yerine tabelaya sadece 'meslek lisesi' yazılacak. Meslek lisesinde okutulan bilgisayar, iletişim, motor, matbaa, hazır giyim, terzilik ve süs bitkileri gibi bölümler (programlar) ise ayrı bir levhayla okulun girişine asılacak. Kademeli olarak önümüzdeki öğretim yılından itibaren uygulanacak ve öğrencilerin herhangi bir mağduriyetine sebep olmayacak sistemle 'Anadolu lisesi ve Anadolu öğretmen lisesi' dışındaki liselerin önündeki 'Anadolu' ismi de kullanılmayacak.<br />
<br />
'Ortaöğretimde okul türlerinin azaltılmasını' öngören genelgeye göre Ortaöğretim Genel Müdürlüğü'ne bağlı güzel sanatlar lisesi ile spor lisesi birleştirilecek. Bu liselerin yeni adı ise 'Güzel Sanatlar ve Spor Lisesi' olacak. Genel liseler ise birkaç yıl içinde kapatılacak. Mevcut 2 bine yakın genel lise kademeli olarak Anadolu lisesi veya meslek lisesine dönüştürülecek. Meslekî eğitimdeki lise türleri şöyle olacak: 'Teknik ve endüstri meslek lisesi', 'ticaret meslek lisesi', 'otelcilik ve turizm meslek lisesi', 'kız teknik ve meslek lisesi', 'imam hatip lisesi' ve 'sağlık meslek lisesi'. Özürlülerin meslekî eğitim aldığı ortopedik ve görme engelli meslek liseleri de 'özel eğitim meslek lisesi' olarak birleştirilecek.<br />
<br />
zaman]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[Ortaöğretimi yeniden yapılandıracaklarını belirten Milli Eğitim Bakanı Hüseyin Çelik, 80 çeşit lise türünü makul seviyeye indireceklerini açıkladı.<br />
<br />
Birkaç gün içinde bu çalışmaları tamamlayacaklarını kaydeden Bakan Hüseyin Çelik, "Bir meslek lisesine baktığınız zaman duvarın yarısını tabela kapatıyor. Lise türlerini azaltıp program türü haline getireceğiz." dedi.<br />
<br />
Milli Eğitim Bakanlığı, 30 yıldır kalkınma planları, hükümet programları ve parti hedeflerinde yazan 'okul türü yerine program türünün esas alınması hedefini' hayata geçiyor. Bu konuda geniş çaplı bir çalışma başlatan bakanlık, yasa değişikliği gerekmeden okul türlerini azaltacak. Bakan Hüseyin Çelik'in imzasına sunulan genelgeye göre, özellikle meslekî ve teknik eğitimdeki 'adalet, motor, kimya, tarım, iletişim, bilişim, tapu kadastro, denizcilik, seramik, tekstil ve kuaförlük' gibi 80 türü bulan liselerin isimleri ortadan kaldırılacak. Bunun yerine tabelaya sadece 'meslek lisesi' yazılacak. Meslek lisesinde okutulan bilgisayar, iletişim, motor, matbaa, hazır giyim, terzilik ve süs bitkileri gibi bölümler (programlar) ise ayrı bir levhayla okulun girişine asılacak. Kademeli olarak önümüzdeki öğretim yılından itibaren uygulanacak ve öğrencilerin herhangi bir mağduriyetine sebep olmayacak sistemle 'Anadolu lisesi ve Anadolu öğretmen lisesi' dışındaki liselerin önündeki 'Anadolu' ismi de kullanılmayacak.<br />
<br />
'Ortaöğretimde okul türlerinin azaltılmasını' öngören genelgeye göre Ortaöğretim Genel Müdürlüğü'ne bağlı güzel sanatlar lisesi ile spor lisesi birleştirilecek. Bu liselerin yeni adı ise 'Güzel Sanatlar ve Spor Lisesi' olacak. Genel liseler ise birkaç yıl içinde kapatılacak. Mevcut 2 bine yakın genel lise kademeli olarak Anadolu lisesi veya meslek lisesine dönüştürülecek. Meslekî eğitimdeki lise türleri şöyle olacak: 'Teknik ve endüstri meslek lisesi', 'ticaret meslek lisesi', 'otelcilik ve turizm meslek lisesi', 'kız teknik ve meslek lisesi', 'imam hatip lisesi' ve 'sağlık meslek lisesi'. Özürlülerin meslekî eğitim aldığı ortopedik ve görme engelli meslek liseleri de 'özel eğitim meslek lisesi' olarak birleştirilecek.<br />
<br />
zaman]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Meslek okullarını ayağa kaldırma formülü hazır]]></title>
			<link>http://www.pekiyiforum.com/showthread.php?tid=2618</link>
			<pubDate>Mon, 01 Dec 2008 22:54:25 +0100</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">http://www.pekiyiforum.com/showthread.php?tid=2618</guid>
			<description><![CDATA[Yükseköğretim Kurulu (YÖK), iki yıllık meslek yüksekokulları ve dört yıllık mesleki- teknik eğitim fakültelerinde yüzbinlerce öğrenciyi yakından ilgilendiren kapsamlı değişiklikler yapmaya hazırlanıyor. Bu okullarda kaliteyi artırmak için ‘sınavsız geçiş’ sisteminin kaldırılması, eğitim süresinin uzatılması, öğrencilere staj karşılığında sigorta yapılması ve belli miktar ücret ödenmesi planlanıyor.<br />
<br />
Mesleki ve teknik eğitimi yeniden yapılandırılmak için başlatılan çalışmada sona gelindi. YÖK Yürütme Kurulu Üyesi Prof. Dr. Durmuş Günay son yapılan YÖK Genel Kurulu toplantısında ‘Mesleki -Teknik Yükseköğretimin Yeniden Düzenlenmesi’ konulu bir sunum yaptı. Toplantıda, bu okulların ayağı kaldırılması için yapılan hazırlık çalışmaları, incelemeleri için YÖK üyelerine de dağıtıldı. Genel Kurul, aralık ayında çalışmalara son şeklini verecek. Yeni düzenlemeler 2009 -2010 eğitim yılında uygulanmaya başlanacak.<br />
<br />
Sınavsız geçiş kalkıyor: Meslek yüksekokullarında kaliteyi düşürdüğü belirtilen sınavsız geçiş sistemi kaldırılacak. Sınavsız geçiş yerine 145 taban puan korunarak kontenjanlar dolana kadar öğrenci alınması planlanıyor.<br />
<br />
Eğitim süresi artırılacak: Meslek yüksek okullarında dört sömestr eğitim, altı sömestre çıkarılacak. İki yıllık eğitimin yarısı işyerlerinde stajla, yarısı okulda geçirilecek. Staj imkanı için iş dünyasıyla ortak planlama yapılacak.<br />
<br />
Sigorta ve asgari ücret: Meslek yüksekokullarında öğrenim gören öğrenciler de meslek liselerinde olduğu gibi staj karşılığında kazalara karşı sigorta ve asgari ücretin üçte birinin ödenmesi gibi olanaklardan yararlanacak.<br />
<br />
Dikey geçiş hakkı: Meslek Yüksekokullarında eğitim gören öğrencilerden 15 -20 bin kadarının dikey geçişle dört yıllık fakültelere gidebilmeleri sağlanacak.<br />
<br />
Bazı fakülteler kapatılacak: Temel amacı endüstri meslek ve teknik liselere öğretmen yetiştirmek olan ancak mezunlarının yüzde 2- 5’i öğretmen olarak istihdam edilen teknik eğitim fakülteleri ile artık öğrenci alınmayan ticaret turizm ve endüstriyel sanatlar fakülteleri kapatılacak.<br />
<br />
Turizm fakültesi kurulacak: Kurulacak teknoloji fakültelerinde uygulama mühendisi mezun edilecek. Ayrıca turizm ve sanat- tasarım fakülteleri kurulacak.<br />
<br />
Formasyon imkânı: Öğrenciler öncelikle alanlarında yetiştirilecek. Meslek liseleri için öğretmen ihtiyacı, isteyen öğrencilere eğitimlerinin sonlarında bir yıllık pedagojik formasyon eğitimi imkânı verilerek karşılanacak.<br />
<br />
Kaynak:Radikal]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[Yükseköğretim Kurulu (YÖK), iki yıllık meslek yüksekokulları ve dört yıllık mesleki- teknik eğitim fakültelerinde yüzbinlerce öğrenciyi yakından ilgilendiren kapsamlı değişiklikler yapmaya hazırlanıyor. Bu okullarda kaliteyi artırmak için ‘sınavsız geçiş’ sisteminin kaldırılması, eğitim süresinin uzatılması, öğrencilere staj karşılığında sigorta yapılması ve belli miktar ücret ödenmesi planlanıyor.<br />
<br />
Mesleki ve teknik eğitimi yeniden yapılandırılmak için başlatılan çalışmada sona gelindi. YÖK Yürütme Kurulu Üyesi Prof. Dr. Durmuş Günay son yapılan YÖK Genel Kurulu toplantısında ‘Mesleki -Teknik Yükseköğretimin Yeniden Düzenlenmesi’ konulu bir sunum yaptı. Toplantıda, bu okulların ayağı kaldırılması için yapılan hazırlık çalışmaları, incelemeleri için YÖK üyelerine de dağıtıldı. Genel Kurul, aralık ayında çalışmalara son şeklini verecek. Yeni düzenlemeler 2009 -2010 eğitim yılında uygulanmaya başlanacak.<br />
<br />
Sınavsız geçiş kalkıyor: Meslek yüksekokullarında kaliteyi düşürdüğü belirtilen sınavsız geçiş sistemi kaldırılacak. Sınavsız geçiş yerine 145 taban puan korunarak kontenjanlar dolana kadar öğrenci alınması planlanıyor.<br />
<br />
Eğitim süresi artırılacak: Meslek yüksek okullarında dört sömestr eğitim, altı sömestre çıkarılacak. İki yıllık eğitimin yarısı işyerlerinde stajla, yarısı okulda geçirilecek. Staj imkanı için iş dünyasıyla ortak planlama yapılacak.<br />
<br />
Sigorta ve asgari ücret: Meslek yüksekokullarında öğrenim gören öğrenciler de meslek liselerinde olduğu gibi staj karşılığında kazalara karşı sigorta ve asgari ücretin üçte birinin ödenmesi gibi olanaklardan yararlanacak.<br />
<br />
Dikey geçiş hakkı: Meslek Yüksekokullarında eğitim gören öğrencilerden 15 -20 bin kadarının dikey geçişle dört yıllık fakültelere gidebilmeleri sağlanacak.<br />
<br />
Bazı fakülteler kapatılacak: Temel amacı endüstri meslek ve teknik liselere öğretmen yetiştirmek olan ancak mezunlarının yüzde 2- 5’i öğretmen olarak istihdam edilen teknik eğitim fakülteleri ile artık öğrenci alınmayan ticaret turizm ve endüstriyel sanatlar fakülteleri kapatılacak.<br />
<br />
Turizm fakültesi kurulacak: Kurulacak teknoloji fakültelerinde uygulama mühendisi mezun edilecek. Ayrıca turizm ve sanat- tasarım fakülteleri kurulacak.<br />
<br />
Formasyon imkânı: Öğrenciler öncelikle alanlarında yetiştirilecek. Meslek liseleri için öğretmen ihtiyacı, isteyen öğrencilere eğitimlerinin sonlarında bir yıllık pedagojik formasyon eğitimi imkânı verilerek karşılanacak.<br />
<br />
Kaynak:Radikal]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Yeni ek ders düzenlemesi kimi nasıl etkileyecek?]]></title>
			<link>http://www.pekiyiforum.com/showthread.php?tid=2617</link>
			<pubDate>Sat, 29 Nov 2008 06:13:24 +0100</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">http://www.pekiyiforum.com/showthread.php?tid=2617</guid>
			<description><![CDATA[Eğitim Bir Sen, Maliye Bakanlığı nezdinde yaptığı araştırmalarda elde ettiği sonuçları açıkladı. Sendikadan yapılan açıklama şu şekilde...<br />
<br />
-İl Milli Eğitim Müdür Yardımcıları, ilçe Milli Eğitim Müdürleri, Merkez ve Taşra Şube müdürleri daha önce aldığı 15 saat ek dersten 25 saate çıkarılıyor.<br />
<br />
<br />
-İlköğretim müfettişlerinin aldığı 15 saat ek dersten 20 saate çıkarılıyor.<br />
<br />
<br />
-Ek ödeme almayıp sadece ek ders alan yöneticilerin (şef, şube müdürleri, müfettişler…) izinli (yıllık izinler dahil), raporlu olduğu günlerde ek dersleri kesilmeyecek.<br />
<br />
<br />
-Ek ödeme almayan görevlendirme öğretmenlere 01.06.2007 tarihinden geçerli olmak üzere ek ödeme yapılacak.<br />
<br />
Eğitim Bir Sen ayrıca düzenlemenin şefleri kapsamadığını ancak sendika olarak şeflere de ek ödeme verilmesi gerektiğini belirtti.<br />
<br />
Kaynak:memurlar.net]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[Eğitim Bir Sen, Maliye Bakanlığı nezdinde yaptığı araştırmalarda elde ettiği sonuçları açıkladı. Sendikadan yapılan açıklama şu şekilde...<br />
<br />
-İl Milli Eğitim Müdür Yardımcıları, ilçe Milli Eğitim Müdürleri, Merkez ve Taşra Şube müdürleri daha önce aldığı 15 saat ek dersten 25 saate çıkarılıyor.<br />
<br />
<br />
-İlköğretim müfettişlerinin aldığı 15 saat ek dersten 20 saate çıkarılıyor.<br />
<br />
<br />
-Ek ödeme almayıp sadece ek ders alan yöneticilerin (şef, şube müdürleri, müfettişler…) izinli (yıllık izinler dahil), raporlu olduğu günlerde ek dersleri kesilmeyecek.<br />
<br />
<br />
-Ek ödeme almayan görevlendirme öğretmenlere 01.06.2007 tarihinden geçerli olmak üzere ek ödeme yapılacak.<br />
<br />
Eğitim Bir Sen ayrıca düzenlemenin şefleri kapsamadığını ancak sendika olarak şeflere de ek ödeme verilmesi gerektiğini belirtti.<br />
<br />
Kaynak:memurlar.net]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[MEB atama ve yer değiştirme yönetmeliğinde değişiklik yapacak]]></title>
			<link>http://www.pekiyiforum.com/showthread.php?tid=2616</link>
			<pubDate>Tue, 25 Nov 2008 23:04:20 +0100</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">http://www.pekiyiforum.com/showthread.php?tid=2616</guid>
			<description><![CDATA[Milli Eğitim Bakanlığı Personel Genel Müdürlüğü "Milli Eğitim Bakanlığı Öğretmenlerinin Atama ve Yer Değiştirme Yönetmeliğinde" değişiklik yapacak.<br />
<br />
Bakanlıktan sendiklara gönderilen yazıda, uygulamada karşılaşılan sorunlar ve bakanlığa gelen geri bildirimler dikkate alınarak yönetmeliğin bazı maddelerinde değişiklik yapılacağı, bu kapsamda değişiklik yapılması istenen maddelere ilişkin önerilerin kendilerine gönderilmesi istendi.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[Milli Eğitim Bakanlığı Personel Genel Müdürlüğü "Milli Eğitim Bakanlığı Öğretmenlerinin Atama ve Yer Değiştirme Yönetmeliğinde" değişiklik yapacak.<br />
<br />
Bakanlıktan sendiklara gönderilen yazıda, uygulamada karşılaşılan sorunlar ve bakanlığa gelen geri bildirimler dikkate alınarak yönetmeliğin bazı maddelerinde değişiklik yapılacağı, bu kapsamda değişiklik yapılması istenen maddelere ilişkin önerilerin kendilerine gönderilmesi istendi.]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Meslek lisesi oranı yüzde 50 olacak]]></title>
			<link>http://www.pekiyiforum.com/showthread.php?tid=2614</link>
			<pubDate>Mon, 24 Nov 2008 20:53:59 +0100</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">http://www.pekiyiforum.com/showthread.php?tid=2614</guid>
			<description><![CDATA[Milli Eğitim Bakanı Hüseyin Çelik mesleki ve teknik eğitimin toplam ortaöğretim içindeki oranının 2010'da yüzde 50'ye ulaşacağını söyledi.<br />
<br />
Milli Eğitim Bakanı Hüseyin Çelik, mesleki ve teknik eğitimin toplam ortaöğretim içindeki oranının yüzde 50 olması hedefine 2010'da ulaşılacağını söyledi. Yeni Şafak'a konuşan Çelik, “Mesleki ve teknik okullara talep önemli oranda arttı. Mesleki eğitimin toplam ortaöğretim içindeki oranı yüzde 42,58'e ulaştı. Yüzde 28 ile başladık yüzde 42'ye çıktı. 2011'in sonunda asgari yüzde 50 hedefi koyduk hükümette. Bazıları ütopik buldu. Ama ben inanıyorum ki o hedefe 2010 veya 2011'in başı gibi ulaşacağız” dedi. “Sanayicilerle ne zaman bir araya gelsek iyi yetişmiş ara eleman ihtiyaçlarını dile getiriyorlar” diyen Çelik, TOBB ile yaptıkları bir protokol çerçevesinde yetişmiş eleman talebini karşılamaya çalıştıklarını söyledi. Çelik şunları söyledi: “Problem aslında şudur: Herkes beyaz yakalı olmak istiyor. Şimdi üretecek insana ihtiyaç var aslında. Ekonomideki gelgitler her yerde yaşanır. Ama meslek erbabı her zaman iş bulur, aç kalmaz. İnsanın sahip olduğu hiçbir şeyin modası geçmez. Yeter ki kendinizi yenileyin.”]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[Milli Eğitim Bakanı Hüseyin Çelik mesleki ve teknik eğitimin toplam ortaöğretim içindeki oranının 2010'da yüzde 50'ye ulaşacağını söyledi.<br />
<br />
Milli Eğitim Bakanı Hüseyin Çelik, mesleki ve teknik eğitimin toplam ortaöğretim içindeki oranının yüzde 50 olması hedefine 2010'da ulaşılacağını söyledi. Yeni Şafak'a konuşan Çelik, “Mesleki ve teknik okullara talep önemli oranda arttı. Mesleki eğitimin toplam ortaöğretim içindeki oranı yüzde 42,58'e ulaştı. Yüzde 28 ile başladık yüzde 42'ye çıktı. 2011'in sonunda asgari yüzde 50 hedefi koyduk hükümette. Bazıları ütopik buldu. Ama ben inanıyorum ki o hedefe 2010 veya 2011'in başı gibi ulaşacağız” dedi. “Sanayicilerle ne zaman bir araya gelsek iyi yetişmiş ara eleman ihtiyaçlarını dile getiriyorlar” diyen Çelik, TOBB ile yaptıkları bir protokol çerçevesinde yetişmiş eleman talebini karşılamaya çalıştıklarını söyledi. Çelik şunları söyledi: “Problem aslında şudur: Herkes beyaz yakalı olmak istiyor. Şimdi üretecek insana ihtiyaç var aslında. Ekonomideki gelgitler her yerde yaşanır. Ama meslek erbabı her zaman iş bulur, aç kalmaz. İnsanın sahip olduğu hiçbir şeyin modası geçmez. Yeter ki kendinizi yenileyin.”]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[MEB tüm ödev sitelerini kapatıyor]]></title>
			<link>http://www.pekiyiforum.com/showthread.php?tid=2613</link>
			<pubDate>Mon, 24 Nov 2008 20:44:18 +0100</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">http://www.pekiyiforum.com/showthread.php?tid=2613</guid>
			<description><![CDATA[Ödev sitelerini mercek altına alan Milli Eğitim Bakanlığı, ‘Kopyala yapıştırcı’ öğrenciye zayıf not ve disiplin cezası uygulayacak. O siteler de engellenecek.<br />
<br />
Milli Eğitim Bakanlığı, öğrencilerin ödev ve araştırmalarında son dönemde sıkça başvurduğu “internetten kopyala-yapıştır” yöntemine karşı harekete geçti. <br />
<br />
Okul yönetimleri ve öğretmenlerden gelen şikayetlerin artması üzerine internet üzerinden ödev hazırlayan öğrencilerle ilgili yaptırımlar uygulanmaya hazırlanıyor. Bakanlık internetten ücretli yayın yapan ödev sitelerinin hukuki yapısını da incelemeye aldı.<br />
<br />
Yapılan incelemede ödev sitelerinde binlerce konuda her türlü ödevin bulunduğu belirlendi. Bakanlığın uygulamayı düşündüğü yaptırımlar arasında, sitelerden emek harcamadan ödev satın aldıkları belirlenen öğrencilere zayıf not verilmesi ve “kopyala-yapıştır” yöntemini alışkanlık haline getirenlere yönelik disiplin cezası verilmesi de yer alıyor.<br />
<br />
Bakanlık ayrıca sayıları yüze yaklaşan “hazır ödev” siteleriyle ilgili hukuki inceleme de başlattı. Bakanlık hukuki inceleme sonunucuna göre bu sitelere erişimin engellenmesi için gerekirse mahkemelere dava da açacak.<br />
<br />
TEMBELLİĞE ALIŞIYORLAR<br />
<br />
MEB yetkilileri, “hazır ödev” sitelerinin öğrencileri tembelliğe alıştırdığını belirterek şunları söylediler: “Ciddi bir sorunla karşı karşıyayız. Bu konuda öğretmenlere büyük sorumluluk düşüyor. İşin ilginç yanı, öğretmenler de internete girip, kendi yapmaları gereken planları kopyaladılar önce. Daha sonra da öğrencilere yönelik ödev siteleri ile kolaycılık ortaya çıktı. Burada asıl sorun etik ilkeler ve öğrencilerin tembelliğe sevk edilmesidir.”<br />
<br />
GOOGLE KARŞI ÇIKMIŞTI<br />
<br />
Dünyaca ünlü arama motoru “Google”, tüm dünyada öğrencilere hazır ödev ve tez pazarlayan sitelerin ilanlarını kabul etmeyeceğini açıklamıştı. Ödev siteleri Türkiye’de yıllık 20 YTL ile 30 YTL arasında ücretlerle hizmet veriyor. Ödev sitelerinde her dersin konusuyla ilgili ayrıntılı ödevler, çok sayıda kitabın özeti, araştırma projeleri bulunuyor. <br />
<br />
<br />
Akşam]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[Ödev sitelerini mercek altına alan Milli Eğitim Bakanlığı, ‘Kopyala yapıştırcı’ öğrenciye zayıf not ve disiplin cezası uygulayacak. O siteler de engellenecek.<br />
<br />
Milli Eğitim Bakanlığı, öğrencilerin ödev ve araştırmalarında son dönemde sıkça başvurduğu “internetten kopyala-yapıştır” yöntemine karşı harekete geçti. <br />
<br />
Okul yönetimleri ve öğretmenlerden gelen şikayetlerin artması üzerine internet üzerinden ödev hazırlayan öğrencilerle ilgili yaptırımlar uygulanmaya hazırlanıyor. Bakanlık internetten ücretli yayın yapan ödev sitelerinin hukuki yapısını da incelemeye aldı.<br />
<br />
Yapılan incelemede ödev sitelerinde binlerce konuda her türlü ödevin bulunduğu belirlendi. Bakanlığın uygulamayı düşündüğü yaptırımlar arasında, sitelerden emek harcamadan ödev satın aldıkları belirlenen öğrencilere zayıf not verilmesi ve “kopyala-yapıştır” yöntemini alışkanlık haline getirenlere yönelik disiplin cezası verilmesi de yer alıyor.<br />
<br />
Bakanlık ayrıca sayıları yüze yaklaşan “hazır ödev” siteleriyle ilgili hukuki inceleme de başlattı. Bakanlık hukuki inceleme sonunucuna göre bu sitelere erişimin engellenmesi için gerekirse mahkemelere dava da açacak.<br />
<br />
TEMBELLİĞE ALIŞIYORLAR<br />
<br />
MEB yetkilileri, “hazır ödev” sitelerinin öğrencileri tembelliğe alıştırdığını belirterek şunları söylediler: “Ciddi bir sorunla karşı karşıyayız. Bu konuda öğretmenlere büyük sorumluluk düşüyor. İşin ilginç yanı, öğretmenler de internete girip, kendi yapmaları gereken planları kopyaladılar önce. Daha sonra da öğrencilere yönelik ödev siteleri ile kolaycılık ortaya çıktı. Burada asıl sorun etik ilkeler ve öğrencilerin tembelliğe sevk edilmesidir.”<br />
<br />
GOOGLE KARŞI ÇIKMIŞTI<br />
<br />
Dünyaca ünlü arama motoru “Google”, tüm dünyada öğrencilere hazır ödev ve tez pazarlayan sitelerin ilanlarını kabul etmeyeceğini açıklamıştı. Ödev siteleri Türkiye’de yıllık 20 YTL ile 30 YTL arasında ücretlerle hizmet veriyor. Ödev sitelerinde her dersin konusuyla ilgili ayrıntılı ödevler, çok sayıda kitabın özeti, araştırma projeleri bulunuyor. <br />
<br />
<br />
Akşam]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Sınav takvimi belli oldu ÖSS 14 Haziran&#8217;da,SBS tarihi sonra açıklanacak]]></title>
			<link>http://www.pekiyiforum.com/showthread.php?tid=2609</link>
			<pubDate>Fri, 21 Nov 2008 22:29:04 +0100</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">http://www.pekiyiforum.com/showthread.php?tid=2609</guid>
			<description><![CDATA[İlköğretim ve lise öğrencileri için büyük önem taşıyan merkezî sınavların tarihleri belli oldu. Buna göre her yıl 1,5 milyon civarında öğrencinin girdiği Öğrenci Seçme Sınavı (ÖSS) 14 Haziran 2009 tarihinde gerçekleştirilecek.<br />
<br />
<br />
Yabancı Dil Sınavı&#8217;nın ise 21 Haziran&#8217;da yapılması bekleniyor. Milli Eğitim Bakanlığı da geçen yıl 6 ve 7. sınıfların Seviye Belirleme Sınavlarını (SBS) haziran sonunda yaparken, bu yıl erkene aldı. Bakan Hüseyin Çelik&#8217;in onaylamasının ardından yürürlüğe giren sınav takvimine göre, 8, 7 ve 6. sınıfların SBS&#8217;leri sırasıyla 6, 7 ve 13 Haziran&#8217;da yapılacak. Ortaöğretim Kurumları Sınavı&#8217;nın (OKS) kaldırılması ile bu yıl ilk kez yapılan SBS&#8217;ler, önümüzdeki yıl tam anlamıyla uygulanmış olacak. Bu yıl SBS&#8217;ye giren 7. sınıflar, gelecek yıl girecekleri ikinci SBS ile fen, Anadolu ve sosyal bilimler gibi liselere yerleştirilecek. 2010&#8242;da ise öğrenciler 6, 7 ve 8. sınıflarda girdikleri SBS&#8217;ler, diploma notları ve davranış puanları ile liselere girebilecek. 6, 7 ve 8. sınıflar için ayrıca Devlet Parasız Yatılılık ve Bursluluk Sınavı (DPY) yapılmayacak. Bunun yerine söz konusu sınıflarda yapılan SBS&#8217;ler parasız yatılılık ve bursluluk için de değerlendirilecek. Bununla birlikte ilköğretim 5. sınıflar ile lise 9, 10 ve 11. sınıfların Devlet Parasız Yatılılık ve Bursluluk Sınavı 3 Mayıs 2009 tarihinde gerçekleştirilecek. SBS ve DPY sınavlarına başvuru tarihleri ise daha sonra açıklanacak.<br />
<br />
Özel okulların da SBS ile öğrenci alması taraftarı olan bakanlığın sınav takviminde &#8216;özel okullar sınavı&#8217; yer almadı. Bakan Çelik, sadece yabancı özel okullar için sınav yapılmasına izin verirken, diğer özel okullar için ayrı bir sınava sıcak bakmıyor. Girişimlerini sürdüren özel okullar ise mayıs ayı sonunda gerçekleştirilecek yabancı özel okullar sınavına dahil olmak istiyor.<br />
<br />
Öte yandan 8 Eylül 2008&#8242;de başlayan 2008-2009 eğitim-öğretim yılının birinci dönemi 23 Ocak 2009&#8242;da sona erecek. Öğrenciler ve öğretmenler 26 Ocak-6 Şubat 2009 arasında yarı yıl tatili yapacak. İkinci dönem ise 9 Şubat 2009&#8242;da başlayacak. 2008-2009 öğretim yılının son ders zili ise 12 Haziran 2009&#8242;da çalacak.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[İlköğretim ve lise öğrencileri için büyük önem taşıyan merkezî sınavların tarihleri belli oldu. Buna göre her yıl 1,5 milyon civarında öğrencinin girdiği Öğrenci Seçme Sınavı (ÖSS) 14 Haziran 2009 tarihinde gerçekleştirilecek.<br />
<br />
<br />
Yabancı Dil Sınavı&#8217;nın ise 21 Haziran&#8217;da yapılması bekleniyor. Milli Eğitim Bakanlığı da geçen yıl 6 ve 7. sınıfların Seviye Belirleme Sınavlarını (SBS) haziran sonunda yaparken, bu yıl erkene aldı. Bakan Hüseyin Çelik&#8217;in onaylamasının ardından yürürlüğe giren sınav takvimine göre, 8, 7 ve 6. sınıfların SBS&#8217;leri sırasıyla 6, 7 ve 13 Haziran&#8217;da yapılacak. Ortaöğretim Kurumları Sınavı&#8217;nın (OKS) kaldırılması ile bu yıl ilk kez yapılan SBS&#8217;ler, önümüzdeki yıl tam anlamıyla uygulanmış olacak. Bu yıl SBS&#8217;ye giren 7. sınıflar, gelecek yıl girecekleri ikinci SBS ile fen, Anadolu ve sosyal bilimler gibi liselere yerleştirilecek. 2010&#8242;da ise öğrenciler 6, 7 ve 8. sınıflarda girdikleri SBS&#8217;ler, diploma notları ve davranış puanları ile liselere girebilecek. 6, 7 ve 8. sınıflar için ayrıca Devlet Parasız Yatılılık ve Bursluluk Sınavı (DPY) yapılmayacak. Bunun yerine söz konusu sınıflarda yapılan SBS&#8217;ler parasız yatılılık ve bursluluk için de değerlendirilecek. Bununla birlikte ilköğretim 5. sınıflar ile lise 9, 10 ve 11. sınıfların Devlet Parasız Yatılılık ve Bursluluk Sınavı 3 Mayıs 2009 tarihinde gerçekleştirilecek. SBS ve DPY sınavlarına başvuru tarihleri ise daha sonra açıklanacak.<br />
<br />
Özel okulların da SBS ile öğrenci alması taraftarı olan bakanlığın sınav takviminde &#8216;özel okullar sınavı&#8217; yer almadı. Bakan Çelik, sadece yabancı özel okullar için sınav yapılmasına izin verirken, diğer özel okullar için ayrı bir sınava sıcak bakmıyor. Girişimlerini sürdüren özel okullar ise mayıs ayı sonunda gerçekleştirilecek yabancı özel okullar sınavına dahil olmak istiyor.<br />
<br />
Öte yandan 8 Eylül 2008&#8242;de başlayan 2008-2009 eğitim-öğretim yılının birinci dönemi 23 Ocak 2009&#8242;da sona erecek. Öğrenciler ve öğretmenler 26 Ocak-6 Şubat 2009 arasında yarı yıl tatili yapacak. İkinci dönem ise 9 Şubat 2009&#8242;da başlayacak. 2008-2009 öğretim yılının son ders zili ise 12 Haziran 2009&#8242;da çalacak.]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Öğretmenlere özel ucuz kredi]]></title>
			<link>http://www.pekiyiforum.com/showthread.php?tid=2596</link>
			<pubDate>Wed, 19 Nov 2008 16:22:16 +0100</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">http://www.pekiyiforum.com/showthread.php?tid=2596</guid>
			<description><![CDATA[Halkbank, 24 Kasım'a özel ürünü "Öğretmenler Günü Kredi Kampanyası" ile tüm öğretmenlere kredi olanağı sunduğunu duyurdu.<br />
<br />
Halkbank'tan yapılan yazılı açıklamada, kampanya kapsamında öğretmenlerin, 28 Kasım 2008 tarihine kadar aylık yüzde 1,89'luk faiz oranı ve 24 ay vade ile bireysel ihtiyaç kredisi kullanabildikleri ve maaşlarının 10 katına kadar kefilsiz yararlanabildikleri kaydedildi.<br />
<br />
Kampanyadan kamu-özel ayrımı olmaksızın anaokulu, kreş, ilk ve orta dereceli okullar, askeri okullar, polis okulları, dershaneler gibi her türlü eğitim kurumunda görev yapan öğretmenler, üniversite ve dengi yüksekokullardaki öğretim görevlileri, Milli Eğitim Bakanlığına bağlı tüm idari birimler ile il veya ilçe milli eğitim müdürlüklerindeki öğretmen ve öğretim görevlilerinin yararlanabildikleri belirtildi.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[Halkbank, 24 Kasım'a özel ürünü "Öğretmenler Günü Kredi Kampanyası" ile tüm öğretmenlere kredi olanağı sunduğunu duyurdu.<br />
<br />
Halkbank'tan yapılan yazılı açıklamada, kampanya kapsamında öğretmenlerin, 28 Kasım 2008 tarihine kadar aylık yüzde 1,89'luk faiz oranı ve 24 ay vade ile bireysel ihtiyaç kredisi kullanabildikleri ve maaşlarının 10 katına kadar kefilsiz yararlanabildikleri kaydedildi.<br />
<br />
Kampanyadan kamu-özel ayrımı olmaksızın anaokulu, kreş, ilk ve orta dereceli okullar, askeri okullar, polis okulları, dershaneler gibi her türlü eğitim kurumunda görev yapan öğretmenler, üniversite ve dengi yüksekokullardaki öğretim görevlileri, Milli Eğitim Bakanlığına bağlı tüm idari birimler ile il veya ilçe milli eğitim müdürlüklerindeki öğretmen ve öğretim görevlilerinin yararlanabildikleri belirtildi.]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[AİLE VE ÖĞRENCİ KOÇLUĞU Sertifika Programı]]></title>
			<link>http://www.pekiyiforum.com/showthread.php?tid=2595</link>
			<pubDate>Tue, 18 Nov 2008 14:06:35 +0100</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">http://www.pekiyiforum.com/showthread.php?tid=2595</guid>
			<description><![CDATA[Merhaba;<br />
<br />
İşimiz İnsan “her insan eşsiz ve tektir”<br />
Amacımız  “değer katmak”<br />
<br />
“Yaşam; Hayallerin hedeflere, hedeflerin gerçeğe dönüştüğü bir yolculuktur” diyen ve “Birlikte yaşamı paylaştığımız kişilere, kurumlara yol arkadaşlığı yapmak, pusula ve destek olmak” amacı ile çalışmalar yapmakta olan Yasemin Sungur Kişisel Gelişim Enstitüsü, 7 yıldır bireysel, kurumsal ve toplumsal gelişim ve dönüşüm yaratan eğitim, sanat, kültür ve organizasyonlar yapan Etkin İnsan Gelişim Enstitüsü ve Ege Üniversitesi Sürekli Eğitim Merkezi tarafından hazırlanan Aile ve Öğrenci Koçluğu Sertifika Programı, İzmir’deki başarılı uygulamasının ardından, 20 Aralık 2008 tarihinden itibaren İstanbul’da başlayacaktır. <br />
<br />
Aile ve Öğrenci Koçluğu Sertifika Programı, 20 Aralık 2008 – 25 Ocak 2009 tarihleri arasında İTÜ Maçka Kampusu,  İTÜ Vakfı Sosyal Tesisleri’nde gerçekleştirilecektir. Programımızın amacı; öğrenci ve ailesiyle sıklıkla bir araya gelen ve öğrencinin başarısına destek veren, katkı sağlayan eğitmen ve danışmanlara çözüm odaklı koçluk eğitim hizmeti vererek katkıda bulunmak, mesleki bilgilerini, yeni teknik, yöntem ve uygulamalarla daha donanımlı bir biçimde pekiştirmelerini sağlamak, kariyer gelişimlerine katkıda bulunmak, eğitimdeki kaliteyi arttırmaktır.<br />
<br />
Öğretmenler, Rehber öğretmenler, Psikolojik danışmanlar, Okul, ana okul, dershane eğitmenleri ve yöneticileri, Ebeveynler, Sosyal hizmet görevlileri-gönüllüleri, Kişisel gelişim alanında çalışan eğitmen, uzman ve profesyoneller ile iş hayatının farklı alanlarındaki profesyonellerin (ikinci kariyer amacıyla) yararlanabileceği programın ayrıntılarını ekte bulabilirsiniz.<br />
  <br />
30 Kasım’a kadar yapılan erken kayıtlarda  % 15 indirim, öğretmenlere özel % 20 indirim, 3 ve daha fazla grup katılımlarında % 10 indirim ve tüm katılımcılar için istenirse 10 aya varan taksit imkânımız bulunmaktadır. <br />
<br />
Ön kayıt için lütfen ekteki formu doldurarak iletisim@yaseminsungur.com adresimize gönderin. Kesin kayıt için size bilgi vermek için arayacağım.<br />
<br />
Program konusunda her türlü bilgiye ulaşmak için bizi arayabilir ya da ziyaret edebilirsiniz. Kariyer hedeflerinizi belirlerken endişeleriniz var ise, güçlü bir karar vermek için Yasemin Sungur ile özel bir görüşme yaparak hedeflerinizi netleştirebilirsiniz.<br />
<br />
Saygılarımızla,<br />
<br />
Gizem Onay Collet<br />
Proje Koordinatörü<br />
gizem@yaseminsungur.com[b][/color][color=#000000]www.yaseminsungur.com]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[Merhaba;<br />
<br />
İşimiz İnsan “her insan eşsiz ve tektir”<br />
Amacımız  “değer katmak”<br />
<br />
“Yaşam; Hayallerin hedeflere, hedeflerin gerçeğe dönüştüğü bir yolculuktur” diyen ve “Birlikte yaşamı paylaştığımız kişilere, kurumlara yol arkadaşlığı yapmak, pusula ve destek olmak” amacı ile çalışmalar yapmakta olan Yasemin Sungur Kişisel Gelişim Enstitüsü, 7 yıldır bireysel, kurumsal ve toplumsal gelişim ve dönüşüm yaratan eğitim, sanat, kültür ve organizasyonlar yapan Etkin İnsan Gelişim Enstitüsü ve Ege Üniversitesi Sürekli Eğitim Merkezi tarafından hazırlanan Aile ve Öğrenci Koçluğu Sertifika Programı, İzmir’deki başarılı uygulamasının ardından, 20 Aralık 2008 tarihinden itibaren İstanbul’da başlayacaktır. <br />
<br />
Aile ve Öğrenci Koçluğu Sertifika Programı, 20 Aralık 2008 – 25 Ocak 2009 tarihleri arasında İTÜ Maçka Kampusu,  İTÜ Vakfı Sosyal Tesisleri’nde gerçekleştirilecektir. Programımızın amacı; öğrenci ve ailesiyle sıklıkla bir araya gelen ve öğrencinin başarısına destek veren, katkı sağlayan eğitmen ve danışmanlara çözüm odaklı koçluk eğitim hizmeti vererek katkıda bulunmak, mesleki bilgilerini, yeni teknik, yöntem ve uygulamalarla daha donanımlı bir biçimde pekiştirmelerini sağlamak, kariyer gelişimlerine katkıda bulunmak, eğitimdeki kaliteyi arttırmaktır.<br />
<br />
Öğretmenler, Rehber öğretmenler, Psikolojik danışmanlar, Okul, ana okul, dershane eğitmenleri ve yöneticileri, Ebeveynler, Sosyal hizmet görevlileri-gönüllüleri, Kişisel gelişim alanında çalışan eğitmen, uzman ve profesyoneller ile iş hayatının farklı alanlarındaki profesyonellerin (ikinci kariyer amacıyla) yararlanabileceği programın ayrıntılarını ekte bulabilirsiniz.<br />
  <br />
30 Kasım’a kadar yapılan erken kayıtlarda  % 15 indirim, öğretmenlere özel % 20 indirim, 3 ve daha fazla grup katılımlarında % 10 indirim ve tüm katılımcılar için istenirse 10 aya varan taksit imkânımız bulunmaktadır. <br />
<br />
Ön kayıt için lütfen ekteki formu doldurarak iletisim@yaseminsungur.com adresimize gönderin. Kesin kayıt için size bilgi vermek için arayacağım.<br />
<br />
Program konusunda her türlü bilgiye ulaşmak için bizi arayabilir ya da ziyaret edebilirsiniz. Kariyer hedeflerinizi belirlerken endişeleriniz var ise, güçlü bir karar vermek için Yasemin Sungur ile özel bir görüşme yaparak hedeflerinizi netleştirebilirsiniz.<br />
<br />
Saygılarımızla,<br />
<br />
Gizem Onay Collet<br />
Proje Koordinatörü<br />
gizem@yaseminsungur.com[b][/color][color=#000000]www.yaseminsungur.com]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Mes­lek li­se­le­ri­nin mev­cu­du ar­tı­yor]]></title>
			<link>http://www.pekiyiforum.com/showthread.php?tid=2594</link>
			<pubDate>Sun, 16 Nov 2008 13:52:08 +0100</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">http://www.pekiyiforum.com/showthread.php?tid=2594</guid>
			<description><![CDATA[Mil­li Eği­tim Ba­kan­lı­ğı’nın (MEB), mes­lek li­se­le­ri­nin or­ta­öğ­re­tim­de­ki pa­yı­nı ar­tır­mak için yap­tı­ğı ça­lış­ma­lar ne­ti­ce­si­ni ver­di. <br />
<br />
2002-2003 eği­tim dö­ne­min­de mes­lek li­se­le­rin­de 357 bin 938’i kız öğ­ren­ci ol­mak üze­re top­lam 981 bin 224 öğ­ren­ci eği­tim gö­rür­ken, bu sa­yı 2008-2009 eği­tim öğ­re­tim yı­lın­da 596 bin 809’u kız ol­mak üze­re 1 mil­yon 415 bin 516 öğ­ren­ci­ye ulaş­tı. Böy­le­ce mes­le­ki eği­ti­min or­ta öğ­re­tim­de­ki pa­yı yüz­de 43’e ulaş­mış ol­du. 2002-2003 eği­tim yı­lın­da mes­lek okul­la­rı­nın sa­yı­sı 3 bin 575 iken, bu­gün bu sa­yı 4 bin 602’ye ulaş­tı.<br />
<br />
Türkiye]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[Mil­li Eği­tim Ba­kan­lı­ğı’nın (MEB), mes­lek li­se­le­ri­nin or­ta­öğ­re­tim­de­ki pa­yı­nı ar­tır­mak için yap­tı­ğı ça­lış­ma­lar ne­ti­ce­si­ni ver­di. <br />
<br />
2002-2003 eği­tim dö­ne­min­de mes­lek li­se­le­rin­de 357 bin 938’i kız öğ­ren­ci ol­mak üze­re top­lam 981 bin 224 öğ­ren­ci eği­tim gö­rür­ken, bu sa­yı 2008-2009 eği­tim öğ­re­tim yı­lın­da 596 bin 809’u kız ol­mak üze­re 1 mil­yon 415 bin 516 öğ­ren­ci­ye ulaş­tı. Böy­le­ce mes­le­ki eği­ti­min or­ta öğ­re­tim­de­ki pa­yı yüz­de 43’e ulaş­mış ol­du. 2002-2003 eği­tim yı­lın­da mes­lek okul­la­rı­nın sa­yı­sı 3 bin 575 iken, bu­gün bu sa­yı 4 bin 602’ye ulaş­tı.<br />
<br />
Türkiye]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Öğretmenlerin yüzde 72'si ek iş yapıyor]]></title>
			<link>http://www.pekiyiforum.com/showthread.php?tid=2593</link>
			<pubDate>Sun, 16 Nov 2008 13:50:58 +0100</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">http://www.pekiyiforum.com/showthread.php?tid=2593</guid>
			<description><![CDATA[Türk Eğitim-Sen'in anketine göre, "Öğretmenlerin yüzde 72'si ek iş yapıyor, yüzde 56.7'si de kirada oturuyor."<br />
<br />
Türk Eğitim-Sen, öğretmenlerin sosyo-ekonomik durumunu yansıtmak amacıyla 2 bin 178 öğretmenin katıldığı anket gerçekleştirdi.<br />
<br />
Katılımcı öğretmenlerin yüzde 65.6'sı aylık gelirinin maaş ve ek ders ücretleriyle birlikte 1000-1500 YTL, yüzde 30.1'i 1500-2000 YTL, yüzde 2.7'si 2000 YTL, yüzde 1.6'sı da 300-1000 YTL arasında olduğunu belirtti.<br />
<br />
Öğretmenlerin yüzde 72'sinin ek iş yaptığının belirlendiği ankette, ek iş yapanlara "ne tür ek işlerde çalıştıkları" soruldu. Katılımcıların yüzde 19.7'si özel ders verdiğini, yüzde 6.2'si dershanede çalıştığını, yüzde 6.1'i pazarcılık, yine yüzde 6.1'i ticaret, yüzde 4.8'i boya-badana/tamirat işleri, yüzde 2.7'si nakliye/oto alım-satım, yüzde 2.7'si taksicilik, yüzde 2'si garsonluk yaptığını bildirdi.<br />
<br />
Katılımcıların yüzde 40.7'si kendisine ait otomobilinin bulunmadığını ifade etti. Öğretmenlerin yüzde 56.7'si kirada oturduğunu, yüzde 29.8'i ev sahibi olduğunu, yüzde 8.3'ü ailesine ait evde oturduğunu, yüzde 3.9'u ailesiyle yaşadığını, yüzde 1.3'ü de oturduğu evin miras kaldığını belirtti.<br />
<br />
Bankadan kredi kullanımıyla ilgili soruya ise öğretmenlerin yüzde 76.2'si banka kredisi kullandığını ifade etti.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[Türk Eğitim-Sen'in anketine göre, "Öğretmenlerin yüzde 72'si ek iş yapıyor, yüzde 56.7'si de kirada oturuyor."<br />
<br />
Türk Eğitim-Sen, öğretmenlerin sosyo-ekonomik durumunu yansıtmak amacıyla 2 bin 178 öğretmenin katıldığı anket gerçekleştirdi.<br />
<br />
Katılımcı öğretmenlerin yüzde 65.6'sı aylık gelirinin maaş ve ek ders ücretleriyle birlikte 1000-1500 YTL, yüzde 30.1'i 1500-2000 YTL, yüzde 2.7'si 2000 YTL, yüzde 1.6'sı da 300-1000 YTL arasında olduğunu belirtti.<br />
<br />
Öğretmenlerin yüzde 72'sinin ek iş yaptığının belirlendiği ankette, ek iş yapanlara "ne tür ek işlerde çalıştıkları" soruldu. Katılımcıların yüzde 19.7'si özel ders verdiğini, yüzde 6.2'si dershanede çalıştığını, yüzde 6.1'i pazarcılık, yine yüzde 6.1'i ticaret, yüzde 4.8'i boya-badana/tamirat işleri, yüzde 2.7'si nakliye/oto alım-satım, yüzde 2.7'si taksicilik, yüzde 2'si garsonluk yaptığını bildirdi.<br />
<br />
Katılımcıların yüzde 40.7'si kendisine ait otomobilinin bulunmadığını ifade etti. Öğretmenlerin yüzde 56.7'si kirada oturduğunu, yüzde 29.8'i ev sahibi olduğunu, yüzde 8.3'ü ailesine ait evde oturduğunu, yüzde 3.9'u ailesiyle yaşadığını, yüzde 1.3'ü de oturduğu evin miras kaldığını belirtti.<br />
<br />
Bankadan kredi kullanımıyla ilgili soruya ise öğretmenlerin yüzde 76.2'si banka kredisi kullandığını ifade etti.]]></content:encoded>
		</item>
	</channel>
</rss>